Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu 'önce medya özgürlüğü' diyecek

21 Mayıs’ta Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda oylanacak raporda Ankara’ya, her yıl olduğu gibi bu yıl da demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti konularında yeterli ilerleme kaydedilmediği mesajı veriliyor. Medya özgürlüğüne geniş yer verilen raporda, Akkuyu nükleer santral projesinin durdurulması, sendikal hakların güvence altına alınması, iş kazaları hakkında saydam soruşturma yürütülmesi isteniyor. AP, Ankara’dan IŞİD’le mücadelede daha aktif rol almasını, Kıbrıs’tan asker çekmesini ve kapalı Maraş bölgesini BM’ye devretmesini de talep ediyor.

Rapor, AP Türkiye raportörü, Hollandalı sosyal demokrat parlamenter Kati Piri tarafından kaleme alındı. AP’nın Dışişleri Komisyonu tarafından son şekli verilen karar tasarısı şeklindeki raporda, Türk hükümetinden basın özgürlüğünü “öncelikli” konu olarak ele alması isteniyor. Sosyal medya ve internet sitelerine mahkeme kararı olmaksızın getirilen yasaklamalar kınanıyor. Hükümetin ifade özgürlüğüne “kısıtlayıcı” yaklaşımı ve medya ve gazeteciler üzerindeki “baskılar” eleştiriliyor. Bu baskıların “genelleşmiş otosansür, korkutma, gazetecilerin işten çıkarılması veya yakalanmasıyla” sonuçlandığı kaydediliyor. Bazı gazeteci ve medya yöneticilerine yönelik 14 Aralık 2014 tarihinde gerçekleştirilen polis operasyonlarının da kınandığı taslak kararda, son dönemde basın ve düşünce özgürlüğü konularında alınan önlemlerin “AB’nin benimsemiş olduğu temel haklarla uyuşmadığı” görüşü dile getiriliyor.

Barış sürecine destek

Çözüm sürecine de değinilen raporda, “PKK ile müzakereler temelinde Kürt toplumuyla yürütülen barış sürecinin genel ve kalıcı biçimde sonuçlanması için Türk hükümeti ve diğer tarafların çabalarına” destek mesajı veriliyor. Kürt sorununa çözümün Türkiye’de demokrasi, barış, istikrar ve insan haklarına önemli katkı sağlayacağı kaydediliyor. Buna karşılık, PKK’nın AB’nin “terör örgütleri listesinde yer almaya devam ettiği” de not ediliyor.

Raporda, her ne kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasıyla ilgili yasal düzenlemeden memnuniyet duyulduğu belirtilse de, Ankara’ya bir kez daha AİHM ve AİHM gibi Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışan Venedik Komisyonu’nun kararlarını “gerektiği gibi uygulama” çağrısında bulunuluyor. Avrupa standartlarında yeni bir Anayasa için Venedik Komisyonu ile ortak çalışılması isteniyor.

Laiklik vurgusu

Raporda laiklik vurgusu da yer alıyor. AB değerleri gereği, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulması ve herkesin yaşam biçimine saygı duyulması gerektiği not ediliyor. Cemevlerinin resmen dini ibadethane olarak kabullenilmesini isteyen AP, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, Ortodoks Patrikhanesi’ne “ekümenik” sıfatını kullanma izni verilmesi ve Mor Gabriel Manastırı’na ait toprakların iade edilmesi çağrısında bulunuyor.

Soma ve Ermenek maden facialarının ardından AP raporunda bu yıl sendikal haklar ve çalışma koşulları konularına da daha geniş yer veriliyor. Türkiye’de iş kazalarında en tehlikeli sektörlerin maden ve inşaat olduğu kaydediliyor. Türk hükümetinden iş kazalarıyla ilgili soruşturmalarda saydamlığı güvence altına almasını isteyen AP, sendikal özgürlük, sosyal diyalog ve sosyal aktörlerin karar süreçlerine katılımının “çoğulcu ve refah bir toplumunun kalkınması için gerekli” olduğunu not ediyor. Türkiye’de çalışma hakları ve sendikal haklar alanlarında eksikler olduğuna gönderme yapılan taslak kararda, örgütlenme, toplu sözleşme ve özel sektör ve kamuda grev haklarıyla ilgili olarak AB müktesebatı ve Uluslararası Çalışma Örgütü normlarına uyulması gerektiği belirtiliyor. AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerde bu konuyla ilgili 19 numaralı başlığın açılması destekleniyor.

"Karara Kıbrıs ve Yunanistan’da dahil edilsin"

Taslak kararda, Ankara’dan Akkuyu nükleer santralinin inşasını durdurması da istenmekte. Bu talebe gerekçe olarak santralin sismik bir alanda bulunması gösteriliyor. Türk hükümetinden BM Sınır Aşan Çevresel Etki Değerlendirmesi Sözleşmesi’ni (ESPOO) onaylamasını da isteyen AP, Akkuyu santrali hakkında bundan böyle alınacak kararlara, Kıbrıs ve Yunanistan’ın da “dahil etmesi” talebinde bulunuyor.

Taslak metinde, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yasasında yapılan son değişiklikler ve Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kanununda değişiklik yapılmasına dair 6532 numaralı kanun “endişe verici” olarak tanımlanıyor. MİT kanununda yapılan değişikliğin “medya ve ifade özgürlüğünü zayıflattığı”, Türkiye’nin de böylelikle “uluslararası insani hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davrandığı” görüşü dile getiriliyor. Türk Ceza Kanunu’nda son yapılan değişikliklerle “makul şüpheli” kavramının yaratılmasını da eleştiren AP, bu kavramın “muhaliflere karşı keyfi uygulamalara kapı araladığı” yorumunda bulunuyor.

Kadın hakları vurgusu

AP, Türk hükümetinden kadın hakları, LGBT hakları ve vicdani retçiler konusunda da ek adımlar atmasını istiyor. Bazı hükümet üyeleri ve bürokratların “kadının toplumdaki konumu” hakkındaki ifadelerini eleştiriyor. Türk Silahları Kuvvetleri’nin eşcinsellik ve transseksüelliği “psikolojik hastalık” olarak görmekten vazgeçmesini istiyor.

Taslak kararda, “AB’nin ortağı ve NATO’nun üyesi” olarak Türkiye’nin “stratejik konumu” hatırlatılıp, Ankara’dan IŞİD’e karşı daha etkin mücadele etmesi ve bu amaçla “elindeki tüm kaynakları kullanması” isteniyor. Türkiye’ye “sınırlarını etkin biçimde kontrol etmesi” ve “Suriye’den gelen mültecilere yardımı sürdürmesi” çağrısında bulunuluyor.

Taslak metinde, Ankara’dan “Yunan hava sahasını ve karasularını ihlalden vazgeçmesi” çağrısı da yer alıyor. Türkiye’nin Kıbrıs’ta çözüm süreci destekleniyor. Ancak Ankara’dan adadaki askerini çekmesi ve kapalı Maraş bölgesini BM’ye devretmesi isteniyor.

Tasklak karar bugün öğleden sonra tartışıldıktan sonra 21 Mayıs Perşembe günü Genel Kurulda oylamaya sunulacak.

© Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca / Strasbourg

– –

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın