AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin son dış politika açıklamaları

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi/AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini’nin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Mısır Dış İşleri Bakanı Sameh Shoukry ile Washington’daki toplantısının ardından yaptığı açıklama

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, ABD ve bölgede terörün neden olduğu şiddet ve çatışma ortamından en yoğun şekilde etkilenen ülke olan Mısır, Radikal Şiddetle Mücadele Zirvesi kapsamında, Libya’daki durumu görüşmek üzere AB’nin girişimiyle dün bir araya geldi.

Masada yer alan herkes BM Libya Özel Temsilcisi Bernardino León’un ulusal birlik hükümeti için arabuluculuk yapılması noktasında oynadığı role güçlü destek vermiştir. Uluslararası camia bu hükümete Daeş ile mücadelede destek olmaya hazırdır. Taraflar atılacak sonraki adımların birlikte tespit edilebilmesi için daimi koordinasyon içinde hareket etmeye karar vermişlerdir.

Brüksel, 20/02/2015

***

Brüksel, 26/02/2015

Nadiya Savchenko’nun gözaltına alınmasına ilişkin [Yüksek Temsilci'nin] Sözcüsü tarafından yapılan açıklama

Ukraynalı askeri pilot Nadiya Savchenko’nun gözaltına alınmasına yaptığı itirazın Moskova Mahkemesi tarafından reddedilmesi ciddi sonuçlar doğurmaktadır zira Savchenko Ukrayna’da yasadışı yollardan kaçırılması ve Rusya’ya götürülesini protesto etmek amacıyla 75 gündür açlık grevindedir. Savchenko’nun son derece hassas durumdaki sağlığından Rusya sorumludur.

AB, Rusya’nın resmi makamlarına Savchenko’nun insani nedenlerden ötürü bir an evvel serbest bırakılması çağrısında bulunur.

Böylece Rus yetkililer, kısa süre önce üzerinde mutabık kalınan "Minsk anlaşmalarının uygulanmasına ilişkin tedbirler paketi"ne ve Ukrayna’daki çatışmayla ilgili tutsak ve gözaltına alınan herkesin serbest bırakılması yönündeki taahhütlerine de uygun adım atmış alacaklar.

***

Saraybosna, 23/02/2015
1

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini’nin Bosna-Hersek Ziyareti sonunda yaptığı açıklama

Saraybosna, 23 Şubat 2015

Geldiğiniz için çok teşekkür ederim. İlk ve son ziyaretlerimden bir kaç ay sonra Saraybosna’da olmak memnuniyet verici. Devlet Başkanlığı üyeleriyle bir araya gelme fırsatı bulmaktan memnuniyet duyuyorum. Geçtiğimiz aylarda yazılı bir taahhüdün hazırlanmasında oynadıkları rol ve sergiledikleri liderlikten dolayı kendilerine teşekkürlerimi sunarım. Her iki devlet birimlerinin de Başkanlıklarıyla görüşmelerde bulundum. Tarihi olduğunu düşündüğüm bir günde Parlamentoya hitap etme imkanı buldum; bu benim için gerçekten de önemliydi umarım bütün ülke için de öyledir. Bakanlar Konseyi’nin yeni görevlendirilen Başkanı, Sırp Cumhuriyeti’nin (Republika Srpska) Başbakanı ve Federasyon’un Başbakan adayı ile görüşme fırsatı buldum. Nihayetinde Ars Aevi’de gazeteciler, basın ve kültürel alandaki aktivistlerle önemli fikir alışverişlerinde bulunduktan sonra EUFOR Althea için merkeze doğru yola çıkıyorum.

Geçen birkaç ay içerisinde gözlemlediğimiz ve bugün Parlamento’nun onayıyla nihayetlenen gelişmeler, Aralık ayında burada başlattığımız AB girişimlerinin bir sonucu olup son derece olumludur. Şunu açık biçimde belirtmeliyim ki bu bir yandan son derece tarihi bir an ve başlı başına bir başarı olmasının yanı sıra aynı zamanda bir de başlangıç noktasıdır zira asıl meselenin reformların uygulamaya geçirilmesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun, işin en zor kısmı olduğunu hepimiz biliyoruz. AB’nin Bosna Hersek’i, liderliğini ve halkını ileriye dönük adımlarında desteklemeye hazır olduğunu belirtmek isterim.

Bu gelişmeleri Mart ayında yapılacak bir sonraki Dış İşleri Konsey toplantımızda Dış İşleri Bakanları’na anlatacağım. Olumlu gelişmeleri bildirecek ve İstikrar ve Ortaklık Anlaşması dahil olmak üzere AB’nin bu gelişmelere karşılık vermesini tavsiye edeceğim. Bir yandan evet bugün tarihi bir gün olabilir ancak diğer yandan da yeniden hayal kırıklığına uğrama riskinin yüksek olduğunu ve burada ya da Brüksel’de kimsenin uzun süre devam eden siyasi çıkmaz ortamına dönülmesini tolere edemeyeceğinin herkesin fakında olduğunu düşünüyorum.

Bosna Hersek’te insanların istediği, ülkeleri için Avrupalı bir gelecektir ve artık bu yönde adım atmanın tam zamanı olduğu son derece açıktır. Bu amaçla ön reform gündemi üzerinde her düzeyde çalışmaların bir an evvel başlamasını bekliyoruz. Başka bir deyişle büyüme ve İstihdam Anlaşması çerçevesinde ekonomik ve sosyal tedbirlerin uygulamaya geçirilmesine başlanmalıdır. Başka bir deyişle işler durumda bir piyasa ekonomisinin olması, hukukun üstünlüğü, uzlaşma süreci, idari kapasitelerin güçlendirilmesi ve her düzeyde kurumların etkinliğinin arttırılması için tedbirler alınmalıdır.

Güçlü bir siyasi iradenin mevcut olduğunu gözlemlediğimizi belirterek sözlerime son vermek isterim. Bugün bütün kurumlarla ve bireylerle yaptığım temaslarda bu iradeyi görme imkanım oldu. Aynı şekilde Brüksel’de, Avrupa kurumlarında ve Üye Devletlerde de güçlü bir siyasi irade olduğu konusunda sizleri temin ederim. Bu siyasi iradenin Bosna Hersek halkı için iyi ve olumlu bir takım adımları beraberinde getireceğine inanıyorum.

Çok teşekkür ederim.

***

AB Dış Politika Temsilcisi Federica Mogherini’nin İspanya ve Portekiz’i ziyaret ettiği, Riga’da AB Savunma Bakanları Gayri Resmi toplantısına başkanlık yaptığı ve Beyaz Saray’da düzenlenen Radikal Şiddet ile Mücadele Zirvesinde konuşmaya yaptığı haftaya radikal şiddetle mücadele konusu damgasını vurdu.

Mogherini Pazartesi ve Salı günü İspanya ve Portekiz’e ziyarette bulunarak, burada başkalarının yanı sıra İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, İspanya Kralı Felipe VI ve Portekiz Başbakanı Pedro Coelho ile temaslarda bulundu. Ziyaret sırasında ele alınan başlıca konular arasında Libya’nın parçalanma riski, Doğu Ukrayna krizi ve Latin Amerika ülkeleri ile işbirliği yer almaktaydı. Mogherini Libya’nın, ülkenin dağılması ve Daeş’in kontrolü ele geçirmesi şeklinde çifte tehdit altında olduğunu belirtti. Ukrayna krizi ile ilgili olarak Mogherini AB’nin "AGİT’e somut olarak, teknik ve mali destek sağladığı" konusunda güvence verdi.

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı daha sonra AB Savunma Bakanları Gayri Resmi toplantısına başkanlık etmek üzere Riga’ya hareket etti. Toplantı öncesi Mogherini basına yaptığı açıklamada şu hususa temas etti; "Yalnızca askeri konuları değil Minsk anlaşmalarının uygulanması amacıyla Avrupa Birliği’nin vermekte olduğu desteği ne şekilde sağladığını da ele alacağız." Bakanlar, Avrupa Güvenlik Stratejisi’nin gözden geçirilmesi amacıyla, Devlet ve Hükümet Başkanlarının güvenlik alanındaki stratejik güçlükleri ele almalarının ve AB’nin bunlara nasıl karşılık vereceğini tartışmalarının önemli olduğu konusunda mutabık kaldılar. Bakanlar ayrıca devam etmekte olan AB misyon ve operasyonlarının olumlu sonuçları ile AB’nin hızlı müdahale kapasitesinin geliştirilmesi hususlarını da görüştürler.

Beyaz Saray Radikal Şiddetle Mücadele Zirvesi’nde Mogherini radikal şiddet tehdidine değindi. Zirve kapsamında Mogherini ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Mısır Dış İşleri Bakanı Sameh Shoukry ile Libya’daki durumu görüşmek üzere bir araya geldi. Zirve’de yaptığı konuşmada Mogherini şunları söyledi, "Radikalizmin bizim çeşitliliklerimizi bize karşı kullanmasına izin vermeyeceğiz; çeşitlilik bizim gücümüzdür, çeşitlilik biziz. Onları korkutan işte bu çeşitliliktir."

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın