CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Hedefimiz AB değerleridir


Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu onur konuğu olarak katıldığı 5. İstanbul Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada CHP’nin Avrupa Birliği hedefine verdiği öneme vurgu yaptı.

  • “Partimizin önceliği ülkemizin AB’nin temsil ettiği çağdaş değerlere kavuşmasıdır Türkiye’de otoriter bir rejim inşa etme hevesinin hız kazandığı bir dönemde AB’yi bir demokrasi çıpası olarak görüyoruz. “
  • “Türkiye’nin AB üyelik talebi, özgürlük ve demokrasi peşindeki Arap kitleler tarafından da yakından takip ediliyor, bu sayede siyasi ve ekonomik alanda reformlar yapılıyordu. Ancak, özellikle 2011′den sonra bu adımlar tümüyle tersine döndü”
  • Toplumun büyük bir kesiminin aile ve ülkenin geleceğine ilişkin büyük kaygılar taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin hedefinde çağdaş uygarlık bulunduğunu söyledi.
  • CHP’nin Avrupa’nın en eski partilerinden biri olduğunu ve iktidar oldukları dönemlerde Türkiye’de büyük devrimler ve reformlar yaptıklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
  • “1963 yılında Ankara Anlaşması’na imza atarak Türkiye’nin AB sürecini başlatan CHP olarak yolumuza devam ettik. Biz tarihteki hataları tekrar etme meraklısı değiliz. Hiç kimsenin boş hayaller ve hamasi hislerle bir ülkenin geleceğini tehlikeye atma hakkı yoktur. Hepimiz akıl ve mantıkla hareket etmek zorundayız. Partimizin önceliği ülkemizin AB’nin temsil ettiği çağdaş değerlere kavuşmasıdır.”
  • “Türkiye’nin AB üyelik talebi, özgürlük ve demokrasi peşindeki Arap kitleler tarafından da yakından takip ediliyor, bu sayede siyasi ve ekonomik alanda reformlar yapılıyordu. Ancak, özellikle 2011′den sonra bu adımlar tümüyle tersine döndü. AKP, yeni Osmanlıcılık adı altında 20. yüzyılın çökmüş bir hareketi yeniden ambalajlayarak uygulamaya koymaya çalışıyor. Bu durum hem Arap ülkelerinde farklı bir tepkiyle karşılandı hem de Türkiye gittikçe tarihsel ittifaklarından uzaklaştı.”
  • Ayrıca Türkiye tüm samimiyetiyle AB üyeliği çalışmalarına öncelik verme politikasına geri dönmelidir. Türkiye örnek bir demokrasi olup bölgenin güvenlik ve istikrarına katkıda bulunacaksa özgürlükleri ve adalet sistemini AB ile tam uyumlu hale getirmek zorundadır. Zira AB savaşa karşı barışı, yoksulluğa karşı refahı savunanların çok önemli bir projesidir.
  • Değerli katılımcılar, bugün nefretin, şiddetin ve savaşın bir kez daha Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa uluslar topluluğunun kapısına dayandığını görüyoruz. Dolayısıyla böyle bir ortamda AB’nin misyonu ve önemini bir kez daha hatırlatmakta yarar var. AKP’nin 12 yıllık iktidarı sonrasında maalesef Avrupa kamuoyunda son derece olumsuz bir Türkiye algısı gelişti. Nitekim Avrupa Parlamentosu daha birkaç gün önce ezici bir çoğunlukla önemli bir karar aldı. O kararda düşünce, ifade ve basın özgürlüğü konularında Türkiye’ye ağır eleştirilerde bulunuldu. Biz Türkiye’nin AB üyeliğini demokrasimiz, ekonomimiz ve toplumumuz için vazgeçilmez bir hedef olarak görüyoruz. Türkiye’de otoriter bir rejim inşa etme hevesinin hız kazandığı bir dönemde AB’yi bir demokrasi çıpası olarak görüyoruz. Uluslararası camiada yalnız kalmak istemiyorsak ve tarihin bu önemli dönüm noktasında bölgemizin şiddet sarmalından kurtulup bütün halkların huzura ermesine gerçekten katkıda bulunmak zorundaysak o zaman çok dikkatli düşünmeli ve ona göre demokrasimize çekidüzen vermeliyiz. Türkiye’yi komşularımız ve İslam alemi tarafından gıpta edilir bir özgürlükler ülkesi haline getirmeliyiz.”

***

-“İslam’ın barış dini olduğunu göstermenin birinci koşulu silahlı terör örgütleri ve cinayet şebekeleriyle işbirliği yapmamaktır.”

-“Hem özgürlükleri korumak hem de toplumsal güvenliği sağlamak mümkündür, özgürlük ve güvenlik birbiriyle çelişen değerler değildir”

-”Özgürlükten kaynaklanan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun baskı ortamının yarattığı sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir. Mücadele etmemiz gereken şey, özgürlük değil özgürlüğe düşman olan zihniyettir. İstediğimiz şey, demokrasiyi demokrasi düşmanlarına karşı da korumaktır”

-“AKP, yeni Osmanlıcılık adı altında 20. yüzyılın çökmüş bir hareketini yeniden ambalajlayarak uygulamaya koymaya çalışıyor. Bu durum hem Arap ülkelerinde farklı bir tepkiyle karşılandı hem de Türkiye gittikçe tarihsel ittifaklarından uzaklaştı.”

-”AKP hükümetinin El Nusra ve IŞİD’e destek verdiği bu süreçte Körfez ülkelerinin kaynaklarının kullanıldığı uluslararası toplumda yaygın bir kanı olarak önümüzde duruyor. Bu durum, sadece Suriye’de değil Irak ve elbette İran ve Rusya’da da ciddi bir rahatsızlık yarattı. Türkiye’nin Suriye’nin “içişlerine daha fazla müdahalede bulunması”, İran, Rusya ve Çin’den oluşan bir karşı bloğun şekillenmesine yol açtı”

-”Türkiye’nin Suriye politikası mutlaka değişmelidir. Yabancı savaşçıların geçiş güzergahı da Türkiye olmamalıdır. Türkiye gerekli önlemleri almak zorundadır. Öte yandan Türkiye, İran, ve Sudi Arabistan gibi bölgesel güçler Irak ve Suriye’ye müdahalelerini mezhep endeksli değil tüm halkların iyiliğine olacak yardımlarla sınırlamalıdırlar”

– “Türkiye’nin güneyi Peşaver’i andırıyor”

Türkiye’nin, Ortadoğu’nun ve dünyanın zor bir dönemden geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin, istikrarına ve toplumsal barışına yönelik tehditlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Suriye’nin “içişlerine daha fazla müdahalede bulunmasının”, İran, Rusya ve Çin’den oluşan bir karşı bloğun şekillenmesine yol açtığına da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin El Nusra ve IŞİD’e destek verdiği ve bu süreçte Körfez ülkelerinin kaynaklarının kullanıldığı uluslararası toplumda yaygın bir kanı olarak önümüzde duruyor. Bu durum, sadece Suriye’de değil Irak ve elbette İran ve Rusya’da da ciddi bir rahatsızlık yarattı” değerlendirmesinde bulundu.

– “Türkiye’nin güneyi Peşaver’i andırıyor”

“Türkiye’nin güneyinin Pakistan’ın Peşaver’ini andırdığını” belirten Kılıçdaroğlu, sorunların doğru teşhis edilememesi halinde bütün demokrasilerin terör tehdidiyle karşılaşacaklarını kaydetti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu “Türkiye’de Selefi, radikal ideoloji mensuplarının uyur pozisyonda olduğu ve bu durumu ülke için “ciddi, açık ve yakın bir tehdit” olarak tanımladı.

Bu tehdidin görmezden gelinerek, halının altına süpürülemeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin uluslararası teröre karşı açık, berrak ve net olmasını istedi.

– “Özgürlük ve güvenlik birbiriyle çelişen iki değer değildir”

“Hem özgürlükleri korumak hem de toplumsal güvenliği sağlamak mümkündür” diyen Kemal Kılıçdaroğlu, özgürlük ve güvenliğin birbiriyle çelişen değerler olmadığını belirtti.

Özgürlüğe düşman zihniyet ile mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Özgürlükten kaynaklanan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun baskı ortamının yarattığı sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir. Mücadele etmemiz gereken şey, özgürlük değil özgürlüğe düşman olan zihniyettir. İstediğimiz şey, demokrasiyi demokrasi düşmanlarına karşı da korumaktır” dedi.

– “Suriye politikası değişmeli”

Türkiye’nin Ortadoğu’da tüm dinler ve mezheplere eşit mesafede duran bir politika izlemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye, bölge istikrarına bu öncelikli politikayla ancak katkıda bulunabilir. Bu bağlamda Türkiye’nin Suriye politikası mutlaka değişmelidir. Yabancı savaşçıların geçiş güzergahı da Türkiye olmamalıdır. Türkiye gerekli önlemleri almak zorundadır. Öte yandan Türkiye, İran, ve Sudi Arabistan gibi bölgesel güçler Irak ve Suriye’ye müdahalelerini mezhep endeksli değil tüm halkların iyiliğine olacak yardımlarla sınırlamalıdırlar” dedi.

İstanbul’da 2 gün sürecek forumda Türkiye’nin dış politikası, Ortadoğu, Avrupa Birliği politikaları ele alınacak.Bu foruma onur konuğu olarak katılan ve açılış konuşmasını yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu şunları da söyledi;

Değerli katılımcılar, bizim sadece Türkiye’ye karşı değil, bütün bölgemize karşı bir sorumluluğumuz var. Demokrasiyi daha güçlü bir şekilde savunmalıyız. Özgürlüklerden asla ve asla ödün vermemeliyiz ve karşı karşıya olduğumuz tehdide büyük bir kararlılıkla karşı çıkmalıyız. Türkiye’nin uluslararası teröre ve onun unsurlarına karşı politikası açık, berrak ve net olmalıdır. Tam bir çözüm için dünyadaki tem demokrasilerin birlikte uzun vadeli, kapsamlı ve iyi düşünülmüş bir stratejiyle hareket etmesi gerekiyor.

Değerli katılımcılar, İslam’ın barış dini olduğunu göstermenin birinci koşulu silahlı terör örgütleri ve cinayet şebekeleriyle işbirliği yapmamaktır. Suriye’de olduğu gibi bu örgütleri taşeron olarak kullanmak hem insanlığa, hem de İslam’a karşı işlenmiş büyük bir suçtur. Kapsamlı bir demokrasi mücadelesi iç siyasette insan haklarını güvenlik gerekçeleriyle kısıtlamaya kalkmamak anlamına gelir. Benjamin Franklin’in dediği gibi güvenliği için özgürlüğünden vazgeçen toplumlar özgürlüğe de, güvenliğe de layık değildir. Hem özgürlükleri korumak, hem de toplumsal güvenliği sağlamak mümkün. Aynı anda hem kamu düzenini koruyabilir, hem insan haklarını güvence altına alabilir, hem de tehditlerle baş edebiliriz. Özgürlük ve güvenlik birbiriyle çelişen iki değer değildir. Tam aksine özgürlüğün olmadığı bir ülke en büyük güvenlik tehdidiyle karşı karşıya demektir. Özgürlükten kaynaklanan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun baskı ortamının yarattığı sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir. Mücadele etmemiz gereken şey özgürlük değil, özgürlüğe düşman olan zihniyettir. İstediğimiz şey demokrasiyi demokrasi düşmanlarına karşıda korumaktır.

Değerli katılımcılar, Ortadoğu’ya baktığımızda Türkiye’nin tüm dinler ve mezheplere eşit mesafede duran bir politika izlemesi gerektiğini görüyoruz. Türkiye bölge istikrarına bu öncelikli politikayla ancak katkıda bulanabilir. Bu bağlamda Türkiye’nin Suriye politikası mutlaka değişmelidir. Yabancı savaşçıların geçiş güzergahı da Türkiye olmamalıdır. Türkiye gerekli önlemleri almak zorundadır.

Öte yandan Türkiye, İran ve Suudi Arabistan gibi bölgesel güçler Irak ve Suriye’ye müdahalelerini mezhep endeksli değil, tüm halkların iyiliğine olacak yardımlarla sınırlamalıdırlar.

Toplantıya Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik, Selin Sayek Böke, TBMM CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve Bursa Milletvekili Aykan Erdemir de katıldı

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın