Türkiye 2014 İlerleme Raporu ve AB Komiseri Füle'nin makalesi @StefanFuleEU

Birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız varYıllar içinde güçlenen AB-Türkiye ilişkileri, dönüm noktası niteliğindeki reformları da beraberinde getirerek Türkiye’nindönüşümüne yardımcı oldu. Vize diyaloğunun başlatılması ile ilişkiler yakın zamanda yeni bir boyut kazandı.

Büyük ve dinamik ekonomisiyle Türkiye, AB için aynı zamanda önemli bir ticari ortaktır. Gümrük Birliği, birçok Avrupalı ve Türk şirket için bir başarı hikayesidir.

Çözüm sürecine övgü
AB ile süregelen yakın ilişkiler Türkiye’deki gelişmelere ve tartışmalara esin kaynağı olmaya devam ediyor. Örneğin Kürt meselesinin çözümü yönünde sürdürülmekte çabalarda Avrupa standartlarına uyum süreci meyvelerini veriyor: ölümcül şiddet sarmalının son bulacağına dair umutları yeşerten tarihi bir süreç başlatılmış bulunuyor. Yine AB modellerinden esinlenilerek getirilen bireysel başvuru hakkı da buna bir diğer örnektir. Anayasa Mahkemesi, söz konusu hakkın yürürlüğe girmesinden bu yana temel hakların korunması bağlamında, ülkenin anayasal düzeninin sağlamlığını kanıtlayan önemli kararlar almıştır.
Avrupa Komisyonu bu tür başarıları her zaman teslim etmiş ve övgüyü hak eden konularda takdirlerini dile getirmiştir. Ancak, reform gerektiren temel alanlara dikkat çekmek de Avrupa Komisyonu’nun bir aday ülkeye karşı yükümlülüğüdür. Bu da, reform çabalarında faydalanılabilecek bir rehber niteliğinde olup, aday ülkenin yararınadır.

Bağımsız yargı endişesi
Yolsuzluk iddiaları sonrasında şeffaf bir soruşturma yürütülmemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kanununda yapılan değişiklikler, polis memurlarının, hakim ve savcıların toplu bir şekilde görevden alınmaları, tüm bunlar yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı açısından endişe yaratmıştır. Daha sonra Anayasa Mahkemesi tarafından düzeltilen sosyal medya yasakları, demokratik bir toplumda ciddi endişeler uyandırmaktadır.
AB’ye katılım sürecinin bu sorunların çözümü için en iyi zemini sağladığına yürekten inanıyorum. Bu nedenle, hukukun üstünlüğü alanındaki resmi müzakerelerin bir an önce başlatılmasını savunmaya devam edeceğim.

Canlı bir sivil toplum
Türkiye ve AB arasındaki yakın diyaloğun bu alanda sürdürülmesi, Avrupa standartları ile bariz bir şekilde çelişkili yasaların alelacele çıkarılmasını önlemek için de gereklidir. Türkiye, mevzuatını AB ile uyumlu hale getirme kapasitesini güçlendirmelidir.
Yakın taahhüdümüzü güçlendirerek zorlu konuları birlikte aşabiliriz. Türkiye’de hükümet ile canlı sivil toplum arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi de eşit derecede önemlidir. Türk demokrasisi için temel öneme sahip konuların katılımcı bir mutabakat zemininde karara bağlanması gerekmektedir.

Atıl bir potansiyel
AB-Türkiye ilişkileri pek çok alanda büyük ancak atıl bir potansiyel barındırmaktadır. Türkiye’nin, Suriyeli Kürt ve Iraklı mültecilere güçlü bir destek vererek bölge istikrarı açısından çok önemli bir rol oynamakta olduğu ortak komşuluk bölgemizdeki durum, dış politika diyaloğunun güçlendirilmesini gerektiriyor.
Enerji sektöründeki işbirliğimiz ise halen gereken seviyenin çok altında. Son olarak, geliştirilmiş ekonomik diyaloğun ve Avrupalı ve Türk İş çevrelerini bir araya getiren güçlü bir platformun da desteği ile şirketlerimiz ticaretten daha fazla fayda sağlayabilirler. Bölgede ve ötesinde ortak sorunları paylaşıyoruz. Bunlarla, Pozitif Gündem’in ruhuna uygun olarak, yapıcı bir yaklaşımla başetmeliyiz. Türkiye ve AB’nin birbirlerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Milliyet Gazetesi : http://www.milliyet.com.tr/birbirimize-her-zamankinden-daha/dunya/detay/1951434/default.htm

Avrupa Birliği 2014 Türkiye İlerleme Raporu ve AB Genişleme Strateji Belgesi tam metni:

Turkey Progress Report.pdf

Enlargement Strategy Paper 2014.pdf

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın