Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi konusunda Komisyon Üyesi Malmström tarafından yapılan açıklama

AVRUPA KOMİSYONU
AÇIKLAMA
Brüksel, 1 Ekim 2014

Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi konusunda Komisyon Üyesi Malmström tarafından yapılan açıklama

"Türkiye ile AB arasındaki Geri Kabul Anlaşması’nın bugün yürürlüğe girmiş olmasını memnuniyetle karşılıyorum. Uzun bir süreç neticesinde varılan bu anlaşma, ileriye dönük önemli bir adım teşkil etmektedir. Bu anlaşma sayesinde Taraflardan birisinin topraklarında yasadışı şekilde ikamet eden kişilerin, non-refoulement (geri göndermeme) ilkesi dâhil uluslararası hukuka ve temel haklara tam riayet ederek, ivedilikle geri gönderilmesi mümkün olacaktır. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile Türk topraklarından AB’ye gelen düzensiz göç hareketlerinin daha iyi bir şekilde yönetilmesi mümkün olacaktır. Geri Kabul Anlaşması’nın eksiksiz ve etkin bir şekilde uygulanması aynı zamanda Türkiye ile Vizesiz Rejime yönelik Yol Haritasında belirlenen ön koşullardan birisini oluşturmaktadır. Bu nedenle, bugün yürürlüğe giren anlaşma vize serbestisi açısından önemli bir ilerleme teşkil etmektedir.”

Ön Bilgi

16 Aralık 2013 tarihinde, AB Komisyonu’nun İçişleri’nden sorumlu Üyesi Cecilia Malmström ile Türk yetkililer Ankara’da AB-Türkiye geri kabul anlaşmasını imzalayarak, birlikte AB-Türkiye Vize serbestisi diyaloğunu başlattılar.

AB-Türkiye geri kabul anlaşmasının ana hedefi; mütekabiliyet esasına dayalı olarak, diğer tarafın topraklarına yasadışı yollardan giren ya da bu topraklarda yasadışı yollardan ikamet eden kişilerin ilgili tarafça uygun ve ivedi bir şekilde geri kabulüne yönelik prosedürleri ortaya koymaktır.

Anlaşma AB Üye Devletleri ve Türkiye yurttaşlarının geri kabulüne ilişkin hükümlerin yanı sıra, taraflardan birinin topraklarına diğer tarafın topraklarından doğrudan giriş yapan ya da orada kaldıktan sonra giren (üçüncü ülke vatandaşları ve vatansız kimseler dahil olmak üzere) tüm diğer kişilerin geri kabulünü de içermektedir.

Anlaşmanın, her iki tarafın vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin hükümleri ile vatansız kimseler ve Türkiye’nin geri kabulle ilgili ikili antlaşmalar veya düzenlemeler yaptığı üçüncü ülkelerin vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin hükümleri, derhal yürürlüğe girer.

Diğer üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin hükümler ise ancak üç yıl sonra yürürlüğe girer.

AB-Türkiye vize serbestisi diyaloğunun amacı kısa süreli ziyaret amacıyla Schengen bölgesine seyahat eden Türk vatandaşlarına halen uygulanmakta olan vize yükümlülüğünün kaldırılması yönünde ilerleme kaydetmektir.

Diyalog kapsamında Komisyon tarafından detaylandırılan "Türkiye ile vizesiz rejime yönelik Yol Haritası" başlıklı doküman temel alınarak, Türk mevzuat ve idari uygulamalarına ilişkin bir tarama çalışması yürütülecektir.

Yukarıda sözü edilen doküman, AB’nin dış hudutlarından geçişte vize bulundurmak zorunda olan üçüncü ülkelerle bu şarta tabi olmayan ülkelerin listesinin yer aldığı 539/2001 sayılı AK Tüzüğü’nde değişiklik yapılmak suretiyle, Türkiye’nin negatif listeden pozitif listeye geçirilmesi amacıyla, Komisyon’un Konsey ve Parlamento’ya sağlam temellere dayanan bir teklif sunabilmesi için Türkiye’nin yerine getirmesi gereken şartları sıralamaktadır.

Yol haritasında yer alan koşulların birçoğu, diğer hususların yanı sıra, Geri Kabul Anlaşması’nın eksiksiz ve etkin bir şekilde uygulanmasına; sınır yönetimi ve vize politikasının düzensiz göçü etkin olarak engelleyecek şekilde yönetilmesine; seyahat belgelerinin güvenliğinin sağlanmasına; uluslararası standartlara uygun göç ve iltica sistemlerinin oluşturulmasına; organize suçlarla mücadelenin göçmen ve insan kaçakçılığını merkeze oturtan, işleyen yapılarla yönetilmesine; polis ve kolluk alanında AB üyesi devletler ve uluslararası toplumla yeterli düzeyde işbirliğine ve azınlık ve kırılgan kategoriler başta olmak üzere, vatandaşlar ve yabancıların temel haklarına saygıya atıfta bulunmaktadır.

Komisyon, Yol Haritasında tespit edilen koşulların karşılandığına kanaat getirdiğinde ve AK 539/2001 sayılı Tüzüğünü değiştiren teklifini sunduğunda, bu teklif Avrupa Birliği Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nda nitelikli çoğunluğun oyuna sunulacaktır.

Yol Haritası, diyalogun ne zaman neticelendirilmesi veya bu teklifin ne zaman sunulması gerektiğine dair kesin bir takvim sunmadığından, vize serbestisine giden sürecin hızı aslen, Türkiye’nin Yol Haritasında tespit edilen koşulları karşılama konusunda kaydedeceği ilerlemeye bağlı olacaktır.

Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA kapsamında sağlanan destek çerçevesinde Komisyon, Türk makamlarının Yol Haritasında belirlenen koşulları yerine getirmesini kolaylaştırmak üzere, faydalı olacağı düşünülen yasal reformları ve idari kapasiteyi geliştirme çalışmalarını destekleyecektir.

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın