AB ile vize muafiyeti görüşmeleri ve CHP’nin yaklaşımı

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında geri kabul anlaşması imzalandı. Anlaşmayla eş zamanlı olarak vize muafiyet görüşmeleri de başlıyor. Avrupa Birliği’ne Türkiye’den girdiği tespit edilen kaçak göçmenlerin Türkiye’ye iadesini öngören geri kabul anlaşması, Ankara’da imzalandı. Anlaşma, onay için TBMM’ye gönderilecek.

Geri kabul anlaşmasıyla birlikte vize serbestisi mutabakat metni de imzalandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vizelerin serbestleştirilmesi için öngörülen 3.5 yıllık sürenin çok uzun olduğunu söyledi ve sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu’nun içişlerden sorumlu üyesi Cecilia Malmström ise sürecin ne kadar süreceğini kestirmenin mümkün olmadığını belirtti.

Düzenlenen törende, ikinci aşama olarak önümüzdeki 3-3.5 yıl boyunca kurumlar arasındaki çalışmaların hızlanacağını ve artacağını ifade eden Davutoğlu, uzun vadede Türkiye ve Avrupa halkları arasındaki etkileşimin yoğunlaşacağını kaydetti.

Malmström ise vizelerin serbestleştirilmesine ilişkin yol haritasındaki koşullarla ilgili olarak Türkiye’de bulunan kaygıları anlayışla karşıladıklarını, bunlara çözüm bulmaya çalışacaklarını belirtti.

Malmström, vizesiz seyahat görüşmelerinin ne kadar süreceğini şu anda kestiremeyeceklerini söyledi.

Geri kabul anlaşmasını 2012’de paraflayan Türkiye, anlaşmanın imzalanmasıyla eş zamanlı olarak vize serbestisi getirilmesini istiyordu. AB tarafı ise vize serbestisi görüşmelerinin başlaması için Ankara’nın anlaşmaya imza atmasını şart koşuyordu.

Bulunan ara formül çerçevesinde vize serbestisi görüşmeleri, geri kabul anlaşmasının imzalanmasıyla eş zamanlı olarak başlayacak. Ancak Türkiye’nin, vizelerin ‘makul bir süre’ içinde serbestleşmemesi halinde geri kabul anlaşmasını tek taraflı olarak askıya alma hakkı bulunacak. (Euractiv)

CHP Dışilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, TBMM düzenlediği basın toplantısında Vize Serbestisi Diyaloğu ve Geri Kabul Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Birbirinden çok farklı olan vize serbestisi ile geri kabul konusunun aynı başlık altında değerlendirilmesinin yanlış olduğunu savunan Loğoğlu, "Geri kabul anlaşması Türkiye’ye ağır yükümlülükler getiren bir anlaşma. Anlaşmanın getirdiği yükümlülükleri de Meclis onayından sonra hemen uygulamaya koyacak. Geri kabul anlaşmasının getirdiği yükümlülüklere karşı vize serbestisi uygulaması en erken 3,5 yıl sonra gündeme gelecek. O da AB tarafının yapacağı bir değerlendirmeye bağlı olarak. Olup olmayacağı belli olmayan bir şeye karşı biz çok ağır yükümlülükler üstlenen bir noktaya getirilmiş bulunuyoruz" dedi.

Vize serbestisi konusunun Türkiye’nin doğal hakkı olduğunu, ancak yeterince ve etkili müzakere edilemediği için bugünlere gelindiğini ifade eden Loğoğlu, "Elma ile armudu karıştırırcasına vize serbestisi ile geri kabul anlaşmasını aynı teraziye koyduk. Ve bunu bir müzakere başarısı gibi takdim eden bir AB işleri bakanımız var" değerlendirmesinde bulundu.

Loğoğlu, CHP olarak Türkiye ile AB arasında, Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni ve Geri Kabul Anlaşması’nı yeterli ve başarılı bir müzakere şekli olarak görmediklerini söyledi.

Uluslararası Af Örgütü’nün Avrupa’nın sadece 12 bin Suriyeli mülteciye giriş imkanı tanıdığını hatırlatan ve bu rakamın düşüklüğünü eleştiren Loğoğlu, Geri Kabul Anlaşması’nın bu bakımdan da değerlendirilmesi halinde Türkiye’yi bekleyen sorunların daha net görülebileceğini belirtti. Loğoğlu, Geri Kabul Anlaşması’nın takipçisi olacaklarını, vize serbestisinin bu gibi farklı konulara bağlanmaması için de Hükümete gereken desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti.

AB ile vize serbestisi görüşmeleri ile ilgili belgeler:

AB Komisyonu Basin Bildirisi.pdf

AB ile vizeleri kaldirma surecinde yol haritasi.pdf

AB Turkiye Geri Kabul Anlasmasi Metni.pdf

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın