AB Genişleme ve Avrupa Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Komisyon Üyesi Füle: AB, Türkiye’de reformlar içi n en güçlü çapa

AB, Türkiye’de reformlar için en güçlü çapa

AB Genişleme ve Avrupa Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Komisyon Üyesi Stefan Füle, Avrupa Komisyonu’nun bugün yayınlanan Türkiye İlerleme Raporu vesilesiyle Hürriyet gazetesi için bir makale kaleme aldı:

spacer.gif

‘TÜRKİYE ve AB, ortak çapalarını oluşturan AB standartlarıyla, birbirlerine doğal olarak bağlıdır. Komisyon’un bugün yayınlanan 2013 İlerleme Raporu’nda gösterildiği gibi, bu standartlar geçtiğimiz yıl boyunca Türkiye’de sürdürülen reform çabalarının da referans noktası olmuştur. Bu kapsamda, önemli yargı reformlarının kabulünün yanısıra göçmen ve sığınmacıların gereği gibi korunmaları açısından önemli bir adım olan yasal çerçeveyi oluşturmaya yönelik önemli gelişmeler de yer almaktadır. Aynı zamanda, ülkenin Güneydoğusu’nda terör ve şiddetin sona erdirilmesini hedefleyen ve Kürt sorununun çözümüne yolu açan tarihi bir süreç de başlatılmıştır.

BU başarılar, Türkiye’de 2000’lerin başlarında başlayan reform sürecinde atılmış yeni önemli adımlardır. Bu on yıl içindeki reformlar Türk toplumunu ve Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarını derinden dönüştürmüştür. Bunun sonuçlarından birisi, bu değişime katılmaya istekli, sesini duyurmak ve kendisini dinletmek isteyen ve geleneksel parti politikalarının ötesinde kendi isteklerini dile getiren canlı bir sivil toplumun ortaya çıkmasıdır. Bu yıl Mayıs ve Haziran aylarında ortaya çıkan protestolardan hatırlamamız gereken ana dersin bu olduğuna inanıyorum. Düşünceleri ve inançları ne olursa olsun Türkiye’deki tüm dostlarıma şu yürekli öneriyi yapıyorum: Bu gelişmeyi, hep birlikte – AB ortakları dahil – ülkenizde reformları ve demokratikleşmeyi daha da geliştirmek için bir fırsat olarak görelim!

* * *

AVRUPA Komisyonu’nun bugün kabul ettiği İlerleme Raporu, her yıl olduğu gibi bu yıl da hak edene hakkını vermektedir. Her zamanki gibi, daha fazla ilerleme gereken alanların da altını çizmektedir. Mayıs ve haziranda tanık olunduğu üzere, polis gösteriler karşısında sıklıkla aşırı güce başvurmaktadır. Türkiye’deki yasal çerçevenin kilit hükümlerinin yargının getirdiği geniş yorumlarla birleşmesi ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğü de dahil olmak üzere temel özgürlüklere saygıyı hâlâ engellemektedir. Türk medyasının büyük sanayi grupları hâkimiyetindeki mülkiyet yapısı ve kimi zaman üst düzey politikacılardan gelen göz korkutucu açıklamalar medyada oto sansüre ve gazeteciler üzerinde baskıya yol açmıştır. Kadınların emek piyasasına daha fazla katılımı da dahil olmak üzere cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için daha fazla çaba gerekmektedir.

* * *

GEREK sağlanmış olan, gerek ihtiyaç duyulan gelişmeler, AB katılım sürecinin partiler-arası siyasi destek alabilen ve alması gereken bir proje olarak kararlı bir şekilde sürdürülmesi gereksinimini vurgulamaktadır. Aynı zamanda, AB ve Türkiye’nin Avrupa standartları doğrultusunda daha ileri reformların teşvik edilmesi üzerinde yoğunlaşmalarının öneminin altını çizmektedir. Bu şüphesiz temel haklar konusunda geliştirilmiş bir diyalogu içerir.

Bu nedenle Komisyon, AB Üyesi Devletlere Türkiye’nin, her aday ülkenin katılım sürecindeki ana fasıllardan ikisini oluşturan yargı ve temel haklar (Fasıl 23) ve adalet, özgürlük ve güvenlik (Fasıl 24) üzerinde görüşmelere hızla başlanması için yerine getirmesi gereken koşullar üzerinde nihayet bir anlaşma sağlamaları çağrısında bulunmaktadır. Dahası, yurttaşlarımızın beklentilerini yerine getirdiğimizden emin olalım. Bu da somut olarak, Avrupa’ya seyahat eden Türk vatandaşlarına vize serbestisi getirmeye yönelik süreci bir an önce başlatmamıza paralel olarak Türkiye’nin geri kabul anlaşmasını imzalaması anlamına gelmektedir. Böylesi bir adım, AB Üye Devletleri tarafından bir yılı aşkın bir süre öncesinde alınmış olan kararın en nihayetinde uygulamaya konulmasını sağlayacak ve her iki tarafa getireceği elle tutulur yararlar ile ilişkilerimize yeni bir ivme kazandıracaktır.

* * *

İKİ hafta önce Başbakan Erdoğan bir dizi önemli konu üzerinde ilerleme vaat eden bir demokratikleşme paketi açıkladı. Başbakan açıklamasında “aday ülke olduğumuz ve katılım müzakerelerini başlattığımız Avrupa Birliği müktesebatı bizim referansımızdır” dedi. Bu yaklaşımı memnuniyetle karşılıyor ve Türkiye’nin bu yolda daha da ilerlemesine yardımcı olmayı yürekten istiyorum. AB – katılım süreci yoluyla –Türkiye’ye bu çabasında yardımcı olacak araçları sağlayabilir. Bunun başarılı olabilmesi her iki tarafın da taahhütlerine yoğunlaşmalarını gerektirmektedir. Bu şimdi her zaman olduğundan çok daha açıktır.’

http://www.hurriyet.com.tr/planet/24924258.asp

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın