Mısır’daki Gelişmeler Hakkında CHP Tutum Belgesi

CHP ve Mısır’daki Gelişmeler

Giriş

Mısır’da halkın özgürlük, eşitlik ve demokrasi özlem ve arayışı Mısır Ordusu’nun 3 Temmuz tarihinde yaptığı darbeyle sekteye uğramıştır. Mısır, şimdi darbe öncesine kıyasla kutuplaşmanın, gerginliğin, şiddet ve çatışma olasılığının daha fazla ve artmakta olduğu tehlikeli bir ortama girmiştir.

Müslüman Kardeşler tarafından kurulan Hak ve Adalet Partisi’nin lideri Muhammed Mursi, Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana halkın demokrasi, özgürlük, fırsat eşitliği ve refah beklentilerine yanıt verememiş, içerde ve dışarıda hayal kırıklığına yol açmıştır. Mursi, beklentilerin tam aksine, rejimi dini esaslar doğrultusunda dönüştürmenin, kulak tıkadığı muhalefeti çeşitli baskı araçlarıyla yıldırmaya ve susturmaya çalışmanın ve “sandıktan çıktım, dilediğimi yaparım” anlayışıyla ülkede huzursuzluğun ve gerginliğin yükselmesine neden olan yaklaşımların arayışı içinde olmuştur. İşsizlik ve yaşam kalitesi gibi en ciddi sorunlarda da bir ilerleme kaydedememiştir. Hüsnü Mübarek’in 11 milyonun direnişiyle indirilmesi sonrasında iktidar olabilen Mursi, kendisine karşı çıkan 30 milyonun muhalefetini baskı yöntemleriyle bertaraf edemeyeceğini hesaplayamamıştır.

Mısır ordusu, ülkedeki gerginlik, muhalefetin gösteri ve talepleri ve günlük yaşamdaki sıkıntıları ileri sürerek hatalı bir kararla yönetime el koymuş, Mursi’yi görevden almış, Anayasayı askıya alarak geçici bir hükümet oluşturmuş ve seçim tarihi dâhil, bir siyaset takvimi belirlemiştir. Ordunun müdahalesi sonucunda Mısır toplumu, çoğunluğunu Müslüman Kardeşler üyelerinin oluşturduğu Mursi yandaşları ve Mursi iktidarına karşı olan kesimler arasında bölünmüştür. Meydanlardaki muhalefetin büyük bir kesimi askeri darbeyi olumlu, hatta coşkuyla karşılamıştır. Mursi ise yandaşlarına darbeye direnmelerini ancak şiddete başvurmamalarını salık vermiştir. Ancak, açıklanan siyasi takvime hem Mursi yanlılarından, hem de karşıtlarından olumsuz tepkiler vardır.

Öte yandan, ülkede ordunun da içinde olduğu şiddet olayları baş göstermiş ve çatışmalar başlamıştır. Bugün Mısır, bir iç savaşa sürüklenmekte olan bir ülke görünümümdedir.
Ülkenin farklı yörelerinde meydana gelen çatışmalarda can kayıpları yaşanmaya başlamıştır. Mısır’ın içişlerine çeşitli düzlemlerde karışan bölge içi ve dışı ülkeler Mısır’daki karışıklığın artmasına neden olmaktadırlar. Bazı ülkeler darbeye açıkça arka çıkarlarken, bazıları üstü örtülü destek vermektedir. Darbeyi doğrudan kınayan ise sadece Afrika Birliği olmuştur.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Mısır’daki gelişmelere ilişkin görüşleri:

Mısır’da ordunun darbesini onaylamıyoruz ve yanlış buluyoruz. CHP’nin demokrasi ve siyaset anlayışında ister askeri, ister sivil nitelikte olsun “darbe”nin yeri yoktur. Darbe, toplumsal karışıklık ve gerginlikleri vesile, halkın bir kesiminin beklentilerini bahane ederek, ulusal iradenin gaspı ve yönetime tek taraflı el koyulmasıdır.

CHP, toplumsal sorunların daima toplumun bütün unsurlarıyla dayanışma ve diyalog halinde, siyasilerin ürettikleri çözümlerle aşılmasından yanadır.
Hukuka aykırı uygulamalara tevessül etmek yerine, seçimle işbaşına gelmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin serbest bırakılmasının uygun ve yerinde olacağını düşünüyoruz. Bunun ayrıca, ülkedeki gerginliği azaltmak bakımından da yararlı olacağını düşünüyoruz.

3 Temmuz günü Mısır ordusunun yaptığı darbeden sonra ülkedeki tansiyonun artmasını ve çatışmaya dönüşmesini, ülkenin bir iç savaşa doğru hızla sürükleniyor olmasını kaygıyla karşılıyoruz.

Cumhurbaşkanı Mursi’nin toplumu kutuplaştırmasını, halkın demokratik taleplerini görmezden gelmesini, yargıyı kendi gücünü artırmak için bir araç olarak kullanmasını ve bütün uzlaşı fırsatlarını elinin tersiyle itmiş olmasını Mısır’da demokratik ve katılımcı siyasetin hakim olması bakımından kaçırılmış bir tarihi fırsat olarak değerlendiriyoruz.

Mısır’daki askeri darbe Arap ülkelerinde yükselen özgürlük ve demokrasi talepleri için olumsuz bir gelişmedir. Bu darbe, eşitlik ve özgürlük taleplerini demokratik yollarla ifade eden bölge halkları için cesaret kırıcıdır.

Bölge ülkelerinin Mısır’daki gerilimi tırmandıracak tarafgir tutumlarını yanlış ve tehlikeli buluyoruz. Bölgede siyasi aktörlerin Suriye’de olanlardan ders almalarını umuyoruz.
Aynı noktadan hareketle, AKP Hükümeti’nin de mezhepsel saikler ve bölge gücü olma hayalleriyle Müslüman Kardeşler’in ve Mursi’nin avukatlığına soyunmasını da Türkiye’nin çıkarlarına aykırı buluyoruz. Başbakan Erdoğan’ın “Benim Cumhurbaşkanım Mursi’dir” açıklamasını ise Mısır’ın içişlerine ağır ve kabul edilemez bir müdahale olarak görüyoruz. AKP Türkiye’deki darbelerden gereken dersi çıkarmış olsaydı, AKP yetkilileri Mısır’a yönelik olarak daha ölçülü, tarafları uzlaşmaya davet eden söylemler kullanır, askeri vesayeti en kısa zamanda sona erdirecek bir siyasi sürecin oluşturulması çağrısında bulunurlardı.

Mısır’daki askeri darbeye karşı çıkmak başka, Mursi’nin avukatlığına soyunmak başkadır. Demokrasiden yana olmanın koşulu Müslüman Kardeşleri savunmak değildir. Sandıktan çıkmak demokrasinin gerekli, ancak yeterli koşulu değildir. Demokrasi, yönetimlerin icraatlarıyla, hak ve özgürlükleri egemen kılmalarıyla, insan onur ve yaşam tarzına saygılı olmalarıyla ve topluma her gün, her adımda hesap vermeye hazır olmalarıyla var olabilen bir rejimdir.

AKP’nin Mursi’yi abartılı bir şekilde savunmasının en az üç amacı vardır: 1) Mursi’yi paravan yaparak ülkemizdeki anti-demokratik ve diktatoryal uygulamaları mazur göstermeye çalışmak. 2) Suriye örneğinde de olduğu gibi mezhep eksenli Mısır politikasının çöküşünü gizlemeye çalışmak. 3) Gezi Parkı olayları nedeniyle kontrol edemedikleri gündemi değiştirmeye çabalamak ve kamunun dikkatini Kürt meselesinin çözümündeki tıkanıklıklardan uzaklaştırmak.

AKP’nin Suriye politikası “Esad gitsin”, Mısır politikası ise “Mursi kalsın” gibi tek boyutlu ve sığ hedeflere dayalı olduğu için başarısız, verimsiz olmakta ve Türkiye’ye, ilgili ülkelere ve bölgeye büyük zararlar vermektedir.

AKP Hükümeti’nin içişlerine müdahale ettiği komşu ülke Suriye’de olanlar açıktır. AKP Hükümeti Suriye’yi bir felakete sürüklemiştir. CHP, Mısır’ın da aynı akıbete uğramasına izin vermeyecektir.

Ulusal çıkarlarımız ve bölge dinamiklerinin gereği olarak, Türkiye, Mısır’ın içişlerine karışmamalı ve tarafgir bir politika izlememelidir. Türkiye, Mısır’da çatışan taraflar arasında, Mısırlılarca istenildiği takdirde ve ölçüde, kolaylaştırıcı ve uzlaştırıcı bir rol oynamalıdır.

CHP, AKP Hükümeti’nin Mısır’a yönelik yaklaşımlarının Türkiye’ye siyasi ve ekonomik maliyetleri olacağını değerlendirmektedir. Bölgede hızla yalnızlaşan Türkiye, birçok bölge ülkesi tarafından sorunlu ve tehlikeli bir konumuna gelen bir ülke olarak algılanmaktadır. Mısır da dahil olmak üzere Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleriyle ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerimiz AKP Hükümeti’nin hatalı dış politikası sonucunda tükenmek üzeredir. Libya’dan sonra Suriye ve Mısır’daki işadamlarımız, bu ülkelerle olan ticaretimiz, yatırımlarımız, taşımacılarımız, çalışanlarımız ve işyeri sahiplerimizin hepsi zarar görmektedirler.

AKP’nin mezhepsel saiklerle belirlediği dış politika sonucunda, bölgedeki en prestijli ve bütün siyasi aktörlerle diyalog içinde olan Türkiye gitmiş, yerine sadece Hamas, Müslüman Kardeşler ve diğer radikal unsurların yakınlık gösterdiği bir Türkiye gelmiştir. AKP iktidarı, Arap Baharı konusunda, Suriye ve Mısır gibi ülkelerdeki değişimle ilgili öngörüleri, beklentileri, Türkiye’ye yansımalarına ilişkin tüm değerlendirmelerinde yanılmıştır. Bunun faturası da Türkiye’nin bölgede giderek yalnızlaşması ve dışlanması olmuştur.

AKP Hükümeti, Mısır’daki olaylar üzerinden Türkiye’deki Gezi Parkı eylemlerini çarpıtmaya ve karalamaya çalışmaktadır. Elbette, Türkiye ve Mısır’da demokrasiye inanmış, özgürlükçü insanlar arasında bir etkileşim vardır. Bu etkileşim, iki ülkenin meydanlarındaki özgürlükçü kitlelerin kalplerinin aynı hedefler doğrultusunda çarpmasından başka bir şey değildir. Bu hedefler de özgürlük, eşitlik ve demokrasidir.

Türkiye’deki eylemleri bastırmak için “gerekirse askeri güçler görev yapabilir” diyen AKP Hükümeti kimseye demokrasi dersi veremez, sadece söylem düzeyinde kalan darbe karşıtlığı ise inandırıcı olamaz. Eğer AKP Hükümeti yetkilileri, gerçekten söylediklerine inanıyorlarsa, Mursi döneminde Mısır’a yaptıkları ekonomik yardımı şimdi karşı olduğu askeri yönetimden geri isteyecekler midir?

CHP, kardeş Mısır halkının demokrasi, özgürlük ve insan onuruna saygı beklentilerini haklı bulmakta ve desteklemektedir.
Mısır’da sivil yönetime bir an önce yeniden dönülmesi ve kesintiye uğrayan demokratikleşme ve özgürleşme sürecinin tekrar başlatılması hayati önem taşımaktadır. Askeri vesayetin olmadığı, hukukun üstünlüğü ve laiklik ilkelerine dayalı, temel hak ve özgürlüklere saygılı yeni bir siyasi düzene giden yolun en kısa zamanda açılması Mısır halkının beklentilerine cevap verebilmenin tek yoludur.

Mısır’daki karışıklığın ve çatışma ortamının sona ermesi ancak daha çok demokrasi ve daha çok özgürlükle mümkündür.
Mısır’daki bütün siyasi aktörleri tansiyonu düşürecek adımları atmaya, şiddetten uzak durmaya ve sağduyuya çağırıyoruz. Mısır’daki siyasi aktörler, gerginliği artıracak söylemlerden kaçınmalıdır. Onlara düşen ve asırlarca uygarlığa öncülük yapmış bir halka yakışan, ülkedeki gerilimi düşürmek, kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak ve krizi akıl ve sağduyuyla aşmaktır. Bu görev yönetime el koyan asker ile ülkedeki bütün siyasi aktörlerin ortak sorumluluğudur.

Mısır’daki siyasi aktörlerin birbirleriyle iletişim kurabilecekleri diyalog mekanizmaları oluşturulmalı ve bu mekanizmalar etkin bir şekilde çalıştırılmalıdır.
CHP, Mısır’da şiddetin durdurulması, demokrasi, özgürlük, istikrar ve huzur ortamının kalıcı esaslar üzerinden tesisi için ulusal, bölgesel ve uluslararası planda her türlü olumlu katkıyı yapmak için çalışmalarını sürdürecektir. CHP, Mısır’ın içişlerine karışılmasını engellemek ve ülkedeki gerginlikleri artıran AKP politikasının değiştirilmesi ve Türkiye’nin bölgede yeniden yapıcı bir rol üstlenmesini sağlayacak politika değişikliğine gidilmesi için gereken uyarıları yapmaya da devam edecektir.

(Bu çalışma 15 Temmuz 2013 tarihlidir.)

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın