CHP’den kadına karşı şiddet araştırma önergesi

kadına karsi siddetSivil Toplum Kuruluşları’nın (STK) hazırladıkları rapora göre, 2008-2011 döneminde kadınların yüzde 88’i tanıdıkları erkekler tarafından öldürülürken bu oran yüzde 100’e çıktı.

Son iki yıllık süreçte her gün 1-2 kadın aile içi şiddet yüzünden katlediliyor. 34 kadının kocası ya da eski kocası ve akrabaları, 12’si sevgilisi ya da eski sevgilisi, 6’sı erkek kardeşi, başka 6 kadının ise tanıdığı biri, 3 kadın oğlu, 2’si iş arkadaşı, başka 2 kadın torunu ve 2 kadın daha komşusu, 1 kadın babası, 1 kadın damadı ve 1 kadın daha kayınbiraderi tarafından öldürülüyor. 19 kadının ise faili meçhul.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, “Kadınlara yönelik cinsel istismar, tecavüz ve cinayetlerinin engellenmesi ve acil önlemlerin belirlenip korunmaları ve pozitif ayrımcı uygulamaların otaya çıkarılması için” araştırma önergesi verdi.

“Türkiye’nin kanayan en büyük yarası kadın cinayetleri” denilen önergede, vahim tablo gözler önüne serildi.

Resmi ve STK’ların çalışmaları ışığında hazırlanan araştırma önergesi ve gerekçesi şöyle:

2002-2009 arasında kadın cinayetleri yüzde 1400 arttı

Türkiye’nin kanayan en büyük yarası haline gelmiş kadın cinayeti haberlerini her gün almaya devam ediyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, Adalet Bakanlığı’nın, Başbakanlık’ın ve Meclis’in gündemine gelmeyen kadın cinayetleri artarak devam etmektedir.

2009 yılında Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı 2002-2009 yılları arası kadın cinayetleri oranında yüzde 1400’lük artış gözlenmiştir. Bunun üzerine 2008-2011 yılları arası verilere ulaşmak için Adalet Bakanlığı, dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan bilgi edinme kanununa dayanarak veriler isteyen Sivil Toplum Kuruluşları üyeleri, devletin tüm resmi kurumları elinde böyle bir veri olmadığı cevaplarıyla karşılaşmış. Bunun üzerine de kendi istatistiki verilerini oluşturmuşlardır.

Kadın yurttaşlarımızın Anayasanın kendilerine vermiş olduğu insani haklardan yararlanamamaktadır. Parlamentonun konuya duyarsız kalması düşünülemez bu kapsamda ayrıntılı incelemelerin meclis çatısı altında yapılması ve yaşanan insan hakları ihlallerinin önüne geçilmesi gerekmektedir.

Her gün 1-2 kadın katlediliyor

2002-2009 yıllan arasındaki yedi yıllık sürecinde kadına yönelik Aile İçi Şiddet nedeniyle öldürülen kadın oranı %1400 artmıştır. Aynı zaman diliminde Türkiye’de hiçbir şeyin oranı kadın cinayetleri kadar artmamıştır. Son iki yıllık süreçte ise her gün 1-2 kadın Aile İçi Şiddet nedeniyle katledilmektedir.

Tanıdıkları tarafından öldürülme oranı yüzde 100.

Sivil Toplum Kuruluşu’nun hazırladığı rapora göre; 2008-2011 veriler raporunda kadınların Yüzde 88’i tanıdıkları erkekler tarafından öldürülüyordu, bu oran şimdi yüzde 100’ü buldu. 34 kadının kocası ya da eski kocası ve akrabaları, 12’si sevgilisi ya da eski sevgilisi, 6’sı erkek kardeşi, başka 6 kadının ise tanıdığı biri, 3 kadın oğlu, 2’si iş arkadaşı, başka 2 kadın torunu ve 2 kadın daha komşusu, 1 kadın babası, 1 kadın damadı ve 1 kadın daha kayınbiraderi tarafından katledildi. 19 kadının ise faili meçhul olduğunu görüyoruz.

Sığınma evine yerleştirilen kadınların 37.5’i öldürüldü

Koruma talep eden kadınların %75’ine kâğıt üzerinde tedbir kararı çıkarıldı. Ancak bunlar gerçek koruma olmadığı için bu kadınlar öldürüldü. Sığınma evine yerleştirilen kadınların %37,5’u öldürüldü.

Kadınların ölüm şekillerini incelediğinde, “34’ü ateşli silahla vurularak, 31’i bıçaklanarak, bu 31 kadının 7’si boğazından kesilerek, 13’ü ise 10 darbe üstünde bıçaklanarak, öldürülen kadın sayısının toplamından 25’i ise işkence edilerek öldürüldü. 5 kadının nasıl öldürüldüğünü ise tespit edemedi” kadınların canice katledişini gözler önüne seriyor.

Öldürülen kadınların yüzde 50’sine ‘intihar’ süsü verildi

Sivil toplum kuruluşunun araştırmalarına göre intihar ettiği söylenen kadınların yüzde 50’sine “intihar” süsü verildiği bizzat yakınları tarafından dile getiriliyor. Yaptırım uygulanmasından korkan erkekler, kadınları “tasarlayarak” ve “planlayarak” katledip, dosyaların “intihar” olarak kapatılmasını sağlayabiliyorlar.

Devlet bünyesinde herhangi bir veri sahibi olmadığımız kadınlara yönelik hak ihlalleri hakkında Amerika Birleşik Devletleri Dış İşleri Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu bir rapor bulunmaktadır. Bu rapor kapsamında şu verilere yer verilmiştir; ABD İnsan Hakları Raporu’na göre hükümetin tahsis ettiği aile içi şiddet hattına bir yılda 4 bin 71 çocuk telefon edip yardım istemiş.

Van Kadınlar Derneği’ne göre yüzde 26’lık oran ensestle karşılaştı

Raporda Van Kadınlar Derneği’ne göre 2011’in ilk sekiz ayında şiddet nedeniyle başvuran kadınların yüzde 26’sı hayatlarının bir döneminde ensestle karşılaştıkları şikayetini iletmişlerdir.

Devletin, hükümetlerin Anayasal birinci görevi kadın yurttaşlarının da “yaşama hakkını” korumaktır. Gelinen nokta itibarıyla ne yazık ki ülkemizde devlet kadın yurttaşların da birincil insani hakkı olan yaşam hakkını koruyamamaktadır.

Son yıllardaki cinayetlerin ortak özelliği eşinden boşanan veya partnerini terk eden kadınların eski kocaları veya ayrıldıkları partnerleri tarafından öldürülmeleridir. Erkekler eşlerinin kendilerinden ayrılmalarını, boşanmalarını kabul etmemekte, ayrılmaması için kadınları tehdit etmekte, şiddet uygulamakta buna rağmen başarılı olamadıkları zaman kadını öldürerek cezalandırmaktadırlar.

Son 11 yılda Türkiye cinsiyet ayrımcılığında çok geriledi

Tüm OECD ve AB ülkeleri arasında kadına yönelik şiddet oranlarının en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir. Türk kadını son 11 yıl içerisinde çok ciddi bir gerileme sürecine girmiştir. Giderek artan bir cinsiyet ayrımcılığı yaşanmaktadır. Tüm ulusal ve uluslararası veriler, raporlar bu gerçeği belgelemektedir. BM Kalkınma Programının “Kadın Güçlenme İndeksi” 2009 raporuna göre Türkiye 109 ülke arasında sondan 8. sıradadır. Ve son 9 yılda 37 sıra gerilemiştir. Dünya Ekonomik Forumunun 2010 Cinsiyet Uçurumu Raporuna göre Türkiye 134 ülke arasında sondan yine 8. sıradadır. Ve AKP iktidarında devamlı bir gerileme göstermiştir.

2 milyon kadın başlık parasına kurban gitti

4 milyon kadınımızın okumaz-yazmaz durumda olduğu, kadınların %41’inin İlkokul diplomasının bile bulunmadığı ülkemizde kadın istihdam oranı da %22 olup, Cumhuriyet tarihinin en kötü rakamına ulaşmıştır. Bu oranla Dünya Ekonomik Forumunun 2010 raporunda sondan 3. sıradayız. 5,5 milyon çocuk gelinin mevcut olduğu ve 2 milyon kadınımızın başlık parası karşılığı evlendirildiği ülkemizde yaşam hakkı başta olmak üzere her alanda kadın hakkı ihlalleri yaşanmakta, cinsiyet eşitsizliği artmakta ve kadınlarımız güçsüz bırakılarak geriye götürülmektedirler. Son 8-9 yıllık dönemde Türkiye’ yarattığı atmosfer, kadına yönelik bakış açısının değiştirilmesi, kadın baskılayan anlayış Türk kadınını Cumhuriyet ile elde ettiği kazanımları süratle yitirdiği görülmektedir.

Ülkemizde giderek artan yoksulluk ve işsizlik olgusu önce kadınları vurmakta, kadına yönelik şiddeti arttırmaktadır. Yapılan araştırmalar kadının eğitimsizliği ve yoksulluğunun kendisine yönelik şiddeti katlayarak arttırdığını göstermektedir. Kadın güçsüz kaldıkça daha çok şiddete maruz kalmakta, daha ağır cinsiyet ayrımcılığı yaşamaktadır.

[cm_simple_form id=2]

Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın