AİHM İnternet Sansürü’nü Mahkum Etti / Avrupa Parlamenteri Marietje Schaake’nin AIHIM kararına destek aç ıklamasi

AİHM, Google Sites hizmetinin yasaklanmasıyla kendi sitesine erişme hakkından yoksun bırakılan Ahmet Yıldırım’ın başvurusuyla Türkiye’yi ifade özgürlüğünü ihlal etmekten mahkum etti.

Erol ÖNDEROĞLU
erolonderoglu

Strasbourg – BİA Haber Merkezi
18 Aralık 2012, Salı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ahmet Yıldırım adlı İnternet kullanıcısının yaptığı başvuruda Türkiye’yi mahkeme gideri dahil 8 bin 500 Euro tazminat ödemeye mahkum etti.

AİHM, bugün (18 Aralık) yaptığı açıklamada, Yıldırım’ın ifade özgürlüğü hakkının hukuka aykırı şekilde kısıtlandığına hükmetti. İhlal, Google Sites hizmetinin Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 23 Haziran 2009 tarihli kararıyla yasaklanmasıyla birlikte Google Sites’ın barındırdığı Yıdırım’a ait sitenin de erişilmez kılınmasıyla gerçekleşmişti.

AİHM: İnternet Kanunu Sözleşmeye aykırı

Yıldırım’ın sahibi olduğu site, "Atatürk’ü anısına hakaret" iddiasıyla başka bir kullanıcı hakkında yapılan işlem nedeniyle ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) "ihlale neden olan içeriği yasaklamanın tek yolu" olarak tüm Google Sites hizmeti alınarak hazırlanmış tüm web sitelerinin yasaklaması üzerine erişilmez kılınmıştı. Oysa, ne Google Sites hizmeti ne de Yıldırım’ın sitesinin ihlal ile konu içerikle doğrudan bir ilgileri vardı.

AİHM erişim yasağına dayanak oluşturan 5651 Sayılı İnternet Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Kanunun 8. Maddesi’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) "öngörülebilirlik" ilkesine yanıt oluşturamadığını açıkladı.

Ayrıca mahkeme, başvuru sahibinin Türkiye’deki uygulamalar yoluyla demokratik bir toplumda olması gerektiği gibi hukukun "yeterli koruması"ndan faydalanamadığını bildirdi; AİHS’nin 10/1 Maddesi’nde ifade özgürlüğünün "coğrafi sınır gözetmediğinin" öngörüldüğünü anımsattı.

Bilişim hukuku uzmanı ve İnternet hakları alanında çalışmalar yürüten Yaman Akdeniz’in sahibi olduğu Cyber-Rights.Org.TR sitesi, 7 Mart 2011’de bir açıklama yaparak, Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararı yoluyla erişilmez kılınan Google Site hizmetinin ve Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26 Haziran 2009 tarihinde erişimi engellenen Last.Fm sitesiyle ilgili başvuru dosyalarının 31 Ocak 2010’da AİHM kararıyla birleştirildiğini duyurmuştu. Ancak AİHM’in Last.Fm sitesiyle ilgili kararını ne zaman vereceği henüz bilinmiyor.

AİHM kararı, başta Cyber-Rights.Org.TR ve Alternatif Bilişim Derneği olmak üzere Bilişim hakkı için mücadele verenlerce merakla bekleniyordu. Başvuru sürecinde bir açıklama yapan Alternatif Bilişim Derneği Hukuk Danışmanı Ayşe Kaymak, "Erişim engelleme kararları sadece hukuka aykırı içeriğe yönelik uygulanmıyor, diğer bütün kullanıcıların Anayasa’da ve AİHS’de tanımlanmış temel hak ve özgürlükleri ihlal ediyor" demişti. (EÖ/HK)

**

AİHM Kararı: 5651 Sayılı Yasa AİHS’e Aykırı

AİHM, Ahmet Yıldırım/Türkiye davasında, sadece başvurucunun hakkının ihlal edildiğine değil ve fakat 5651 sayılı Yasanın 8. maddesinin de sözleşmeye aykırı olduğuna karar vermiştir.
Yaman AKDENİZ-Kerem ALTIPARMAK

İstanbul – Ankara – BİA Haber Merkezi
19 Aralık 2012, Çarşamba

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 18 Aralık 2012 tarihli Ahmet Yıldırım/Türkiye davasında (No. 3111/10), 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" ve uygulaması hakkında çok önemli bir karar verdi.

Karar, dava konusu olayda düşünce özgürlüğü ile ilgili bir ihlali saptamasının ötesinde Türkiye’deki İnternet düzenlemelerinin geneli açısından da hayati bir anlam taşıyor.

Ahmet Yıldırım/Türkiye Kararı

23 Haziran 2009 tarihinde, Denizli Sulh Ceza Mahkemesi, Google Sites’da yer alan bir siteye erişimin 5651 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca engellenmesine karar (23.06.2009 tarihli ve 2009/377 Değişik İş No’lu) vermiştir. 5651 sayılı yasa uyarınca kararı infaz etmekle yetkili Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), kararın infazının ancak Google Sites’ın tamamına erişimin engellenmesi halinde mümkün olduğunu Ceza Mahkemesine bildirmiş, Mahkeme kararını sadece bu talebe bağlı olarak ve diğer site sahipleri ve İnternet kullanıcılarının nasıl etkileneceğini dikkate almaksızın düzeltmiştir. Bu kararı infaz eden TİB, Google Sites web sitesinin tamamına erişimi engellemiştir.

Google Sites üzerinden akademik çalışmalarını yayımlayan başvurucu, karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Asliye Ceza Mahkemesi, TİB’in görüşünü dikkate alarak, engelleme kararının ancak "http://sites.google.com" sitesinin tamamının engellenerek hayata geçirilebileceğini kabul ederek itirazı reddetmiştir.

18 Aralık 2012 tarihli kararı ile erişim engellemenin, Sözleşme’nin 10. maddesinde korunan ifade özgürlüğüne müdahale niteliğinde olduğunu saptayan AİHM, engellemenin dayanağı olan 5651 sayılı yasanın 8. maddesinin Sözleşme ve Mahkeme içtihatlarında belirlenen "yasa" kalitesini taşımadığı sonucuna ulaşmıştır. Aşağıda açıkladığımız nedenlerle bu saptama sadece verili olaya ilişkin olmayıp, 5651 sayılı Yasanın 8. maddesinin genel olarak da Sözleşmeyi ihlal ettiği sonucu doğurmaktadır.

5651 Sayılı Yasanın 8. maddesi Erişim Engelleme İçin Yasal Dayanak Oluşturmamaktadır

AİHM, her ne kadar Ahmet Yıldırım kararında başvurucunun hakkının ihlal edilip edilmediğini tartışmışsa da, Sözleşme içtihadında çok sık rastlanmayan bir şekilde, ihlalin müdahalenin demokratik bir toplumda zorunlu olmama ölçütünden değil ve fakat yasayla öngörülme koşulunu yerine getirmemekten kaynaklandığı sonucuna ulaşmıştır.

AİHM, yerleşik içtihadına gönderme yaparak, sözleşme anlamında bir yasanın varlığı için söz konusu kuralın ulaşılabilir ve öngörülebilir olması gerektiğini belirtmiştir. Bu koşulları yerine getirecek bir düzenleme, kamu makamlarının sözleşmede korunan haklara keyfi müdahalelerini engelleyecek nitelikte olmalıdır. Bu nedenle, sınırlama yetkisinin kapsamı ve yöntemi yeterli açıklıkla belirtilmelidir.

Davada, 5651 sayılı Yasanın birçok uygulamasında olduğu gibi yer sağlayıcı Google Sites’a erişim engelleme ile ilgili hiçbir bilgi sunulmamıştır. TİB de ilk verilen kararın infaz için yeterli olmadığını belirterek tüm Google Sites’ın engellenmesini mümkün kılabilmiştir. AİHM, bu tür önlemlerin her halde sözleşmeyi ihlal edeceğinin belirtilemeyeceğini ancak konunun erişimi, sınırlarını ve olası keyfi müdahaleye karşı etkili bir yargısal denetimi içeren katı bir yasal çerçeve ile düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Konuyla ilgili karar verecek yargısal makam, çatışan hukuksal menfaatleri dikkate almalı sitenin yayınından kaynaklanan zararı önlemeye yönelik daha az sınırlayıcı önlemler bulunup bulunmadığını araştırmalıdır. Olayda, Denizli Mahkemesinin böyle bir araştırma yapmadığı görülmektedir.

AİHM’in karardaki en önemli bulgusu genel olarak 5651 sayılı yasanın 8. maddesine ilişkin bulgusudur. AİHM’e göre, kararı veren yargıcın farklı hukuksal menfaatleri dikkate almamasının nedeni bizzat 8. maddedir.

Bu hüküm, yargıca böyle bir denge incelemesi yapma, sözleşme ve mahkeme içtihadını dikkate alarak karar verme ödevi yüklememektedir. 5651 sayılı Yasanın 8. maddesi sözleşme tarafından düzenlenen öngörülebilirlik şartını yerine getirmemekte, başvurucuya demokratik bir toplumda hukuk devletinin sağladığı korumayı sağlamamaktadır.

Keyfi Müdahaleleri Mümkün Kılan 8. Maddeye Dayalı Engellemeler ve 5651 Sayılı Yasa Yürürlükten Kaldırılmalıdır

AİHM kural olarak sadece davadaki olayları irdelemekte, somut olayda ihlal olup olmadığını saptamaktadır. Bununla birlikte, ihlalin kaynağının sistemik veya yapısal bir bozukluktan kaynaklandığı durumlarda AİHM genel nitelikli saptamalarda da bulunabilir.

AİHM, bu tür saptamaları bazen pilot karar denilen bir yöntemle yapmakta ve hükümetlere açıkça alınması gereken önlemler konusunda yol göstermektedir. Bazı davalarda ise pilot karar uygulamasına gidilmemekle birlikte, genel önlemler açıkça belirtilmektedir.

Bu ikinci tür davalarda da, davalı hükümetin üzerine düşen sadece ilgili davadaki ihlali gidermek değil genel önlemleri alarak benzer ihlalleri ortadan kaldırmak ve yeni ihlallere sebep olmamaktır.

Nitekim, AİHM kararlarının infazını izleme ile yetkili Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de kararların gereği gibi infaz edilip edilmediğini izlerken hem bireysel önlemlerin hem de genel önlemlerin yerine getirilip getirilmediğine bakmaktadır.

Ahmet Yıldırım/Türkiye davasında AİHM, sadece başvurucunun hakkının ihlal edildiğine değil ve fakat 5651 sayılı Yasanın 8. maddesinin de sözleşmeye aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu tespit, açıkça genel önlem gerektiren niteliktedir.

Kararın infazı için iki genel önlemin gecikmeksizin alınması gerekmektedir. İlk olarak, hali hazırda 5651 sayılı yasanın 8. maddesine göre erişime engellenmiş bütün siteler erişime açılmalıdır. İkinci olarak, ihlalin kaynağı olan ve keyfi ve orantısız müdahalelere izin veren 5651 sayılı Yasa yürürlükten gecikmeksizin kaldırılmalıdır.

Yeni Yasa İnsan Haklarına Saygılı Olmalı, Demokratik Katılımla Hazırlanmalıdır

5651 sayılı yasanın ve özellikle dava konusu 8. maddenin insan haklarına aykırı olduğu başta bu yazının yazarları olmak üzere, çeşitli kişi ve kurumca dile getirilmiştir. Bu tür eleştiriler, bizzat sorumlu Bakan ve TİB tarafından ciddiyetle ele alınmamıştır. Bunun sonucu olarak yasanın yürürlüğe girdiği 2007 yılından beri 10binlerce internet sitesi sözleşmeye aykırı olarak erişime kapatılmıştır. Gelinen noktada, demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde yaygınlaşması kabul edilemez ve mevcut yasayla yola devam edilemeyeceği açıktır.

Bununla birlikte, 5651 sayılı Yasanın hazırlanması ve uygulanması sürecinde olduğu gibi eleştiri ve şikayetlere kulak tıkanarak hazırlanacak yeni düzenlemelerin de çok farklı sonuçlar doğurmayacağını kestirmek güç değildir.

Bunun için, Ahmet Yıldırım/Türkiye kararının, ilgilileri 5651 sayılı yasayı derhal yürürlükten kaldırmaya ve insan haklarına saygılı, demokratik katılıma açık ifade özgürlüğüne ve Türkiyeli yetişkinlerin her türlü internet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelli yeni bir yasa hazırlamaya teşvik edecek bir fırsat olarak görüyoruz. Türkiye ifade özgürlüğünü koruma bağlamındaki pozitif yükümlülüklerini ancak bu şekilde yerine getirebilir. (YA/KA/EKN)

Avrupa Parlamentosu Üyesi Marietje Schaake’nin AIHM kararına ilişkin açıklaması:

Press release: European human rights court rules internet blocking in Turkey unlawful

19.12.2012

European human rights court rules internet blocking in Turkey unlawful

Dutch Member of European Parliament Marietje Schaake (ALDE/D66) welcomes yesterday’s ruling by the European Court of Human Rights in a case against Turkey on extensive internet blocking in the country. The European Court ruled that the full blocking of ‘Google Sites’ – instead of one single webpage hosted on that platform – was “arbitrary” and considered the judicial review of the blocking of access “insufficient” to prevent abuses. Schaake: “In this important ruling the Court confirms that the internet and unrestricted access thereto are essential for freedom of expression and that restrictions can only be justified in exceptional circumstances after sufficient judicial oversight.” On Google Sites internet users can build their own websites.

Insult is punishable

In June 2009 a Turkish criminal court ordered the blocking of a website of which the owner had been accused of insulting the legacy of the founder of the Turkish Republic Mustafa Atatürk, which is a crime in Turkey (ex article 8, Law nr. 5651). The Telecommunications Directorate (TIB), which is the responsible administrative body for executing blocking orders, requested and subsequently received permission to block the full domain of Google Sites. According to TIB this was the only technical means of blocking the offending site. Schaake: “The European Court rebukes the Turkish criminal court by saying it has not sufficiently showed regard for the collateral effects of the blocking, including rendering large amounts of information inaccessible. This affects the rights of many internet users not suspected of any wrongdoing. The European Court states that the right to freedom of expression applies regardless of frontiers.”

Accession criteria

Schaake stresses that unrestricted access to an open internet is an integral part of the Copenhagen criteria that the EU asks candidate countries to fulfil. Schaake: “Digital freedoms have become entrenched in the EU’s standards for protecting human rights and freedoms. These should also be respected and embraced by countries that aspire for EU membership. Sadly, also more traditional human rights are under threat in Turkey, with dozens of journalists behind bars.” Schaake supports a future Turkish EU Membership, but emphasizes that the country should first meet the accession criteria.

Both parties can request an appeal with the Grand Chamber of the European Courton Human Rights.

The Chamber judgment in the case of Ahmet Yildirim v.Turkey (application no. 3111/10).

Parliamentary questions by Ms Schaake to the European Commission on internet freedom inTurkey (answer in upper right corner).

Ms Schaake’s report “on a Digital Freedom Strategy in EU Foreign Policy” as adopted last week by the European Parliament (paras. 6 & 9 on the accession criteria).

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın