AB Bakanlar Konseyi Kararlari

Konsey toplantısı

Genel İşlerBrüksel, 11 Aralık 2012

Konsey toplantısında alınan başlıca kararlar:

Konsey Avrupa Adalet Divanı’nın tüzüğünde yapılacak değişiklikleri görüşmüştür. Sıradaki İrlanda Dönem Başkanlığı 2013 Avrupa Dönemi’nin uygulanmasına ilişkin planlarını Komisyon da yıllık büyüme araştırmasını sunmuştur. Konsey, 13-14 Aralık tarihlerinde yapılan

Avrupa Konseyi toplantısı hazırlıklarını yaparken 7-8 Şubat tarihinde yapılan Avrupa Konseyi özel toplantısında alınan taslak kararları ve bu toplantının gündemini dikkate almıştır.

Gelecek dönem başkanları İrlanda, Litvanya ve Yunanistan ile Dış İşleri Konseyi Başkanı, Yüksek Temsilci tarafından hazırlanan

18 aylık programı kabul etmiştir. Konsey ayrıca

genişleme ve

Batı Balkanlar’a yönelik istikrar ve ortaklık sürecine ilişkin kararları da kabul etmiştir.

A maddeleri (tartışmaya açık olmayan maddeler) kapsamında Konsey motosikletlerin ve L-kategorisindeki diğer araçların tip onaylarına ilişkin yeni güvenlik ve çevre şartlarını ortaya koyan bir tüzüğü ve patlayıcı prekürsörlerin pazarlama ve kullanımına ilişkin bir tüzüğü onaylamıştır.

GENİŞLEME VE İSTİKRAR VE ORTAKLIK SÜRECİNE İLİŞKİN KONSEY KARARLARI3210. GENEL İŞLER Konsey toplantısı(Türkiye’ye ilişkin paragraflar)

13. Konsey AB’nin Türkiye ile olan ilişkilerine önem verdiğini yineler. Önemli bir aday ülke olan Türkiye, dinamik ekonomisi ve stratejik konumu dikkate alındığında Avrupa Birliği’nin kilit öneme sahip bir ortağıdır. AB’nin taahhütleri ve halihazırdaki koşulluluk ilkesine riayet eden aktif ve inandırıcı müzakerelerin yanı sıra bu kararlarda değinilen AB-Türkiye ilişkilerinin tüm unsurları Türkiye-AB ilişkilerinin tam potansiyeline ulaşmasını sağlayacaktır. AB’nin Türkiye’deki reformlar için bir ön şart olarak kalması sağlanmak suretiyle katılım müzakerelerinin kısa süre içerisinde yeniden ivme kazanması her iki tarafın da menfaatinedir. Türkiye, kriterleri ve Müzakere Çerçeve Belgesi’ndeki sorumluluklarını yerine getirerek ve

AB’ye karşı sözleşmelerden doğan yükümlülüklerine riayet ederek üyelik müzakerelerini hızlandırabilecektir.

14. Konsey, Müzareke Çerçeve Belgesi ve ilgili Avrupa Birliği Konseyi ve Konsey kararları uyarınca pozitif gündemin uygulamaya konulması amacıyla Türkiye ile Komisyon tarafından atılan adımları memnuniyetle dikkate alır. AB müktesebatıyla uyumun sağlanması gibi konularda teknik çalışma gruplarının oluşturulması dahil olmak üzere pozitif gündemin uygulamaya konulmasına yönelik başarılı çalışmaları memnuniyetle karşılar ve ortak menfaatlerin söz konusu olduğu çok geniş bir alanı kapsayan bu girişimin müzakere sürecini desteklemesi gerektiğini hatırlatır.

15. Konsey Türkiye’nin üstlendiği önemli bölgesel rolü ve geniş komşuluk bölgesindeki meselelere aktif katılımını takdir ederek AB ve Türkiye arasındaki düzenli siyasi diyaloğun artmasını memnuniyetle karşılar. Bu çerçevede Konsey, Kuzey Afrika, Suriye krizi ve Orta Doğu, Körfez Bölgesi, Batı Balkanlar, Afganistan/Pakistan, Güney Kafkaslar ve Afrika Boynuzu’nda yaşanan gelişmeler gibi ortak menfaat unsuru dış politika meseleleri üzerinde AB ile Türkiye arasındaki mevcut siyasi diyaloğu arttırmaya kararlıdır. Konsey, özellikle sınırın öte yanındaki şiddet olaylarından kaçan Suriyelilere sağlanan desteğe ilişkin olarak Türkiye’nin Suriye’de oynadığı rolün farkındadır. Müzareke Çerçeve Belgesi’nde ortaya konulan ilkeler uyarınca Konsey, dış politikasını AB’yi tamamlayacak şekilde ve AB ile koordinasyon içerisinde geliştirmesi ve AB politika ve pozisyonlarıyla giderek daha uyumlu hareket etmesi yönünde Türkiye’yi teşvik etmeyi sürdürür.

16. Konsey, Türkiye’nin dinamik ekonomisinin Avrupa kıtasının bütününün refahına katkıda bulunduğunu hatırlatır. AB ile yakın ticaret ve yatırım ilişkileri münasebetiyle Türkiye, Avrupa’nın rekabet edebilir gücü bakımından değerli bir ortak olmaya devam etmektedir.

17. Konsey Türkiye’nin siyasi reform gündemine sadık kalmasını kayda değer bulur. Türkiye’nin yeni bir anayasa çalışmalarını ve bu amaçla yürütülen ve olumlu bir sonuç alınması için büyük önem taşıyan kapsamlı, demokratik ve katılımcı süreci şiddetle teşvik eder. Anayasa reformu başta Kürt meselesi olmak üzere birçok alandaki reform çabalarına yarar sağlayacak bir çerçeve sunmalıdır. Konsey, anayasal reformların doğru yönde atılmış önemli adımlar olduğunu öte yandan uygulamanın Avrupa standartlarında olmasının anahtar öneme haiz olduğunu yineler.

18. Konsey, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanında kaydedilen bir dizi olumlu gelişmeyi memnuniyetle karşılar. Bunlardan bazıları Kamu Denetçiliği ve İnsan Hakları Kurumlarının kurulması, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında alınan tedbirler, üçüncü yargı reformu paketinin kabul edilmesi ve güvenlik güçlerinin sivil denetimi yer almaktadır. Öte yandan Konsey, siyasi kriterlerin tam anmalıyla karşılanması yönünde kayda değer bir ilerleme olmamasını artan bir endişe ile kayıt altına alır. Son zamanlarda mevzuat alanındaki ilerlemeleri temel alarak Konsey Türkiye’ye, başta ifade özgürlüğü olmak üzere hem yasalar çerçevesinde hem de uygulamada temel hak ve özgürlüklere daha fazla riayet edilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tüm kararlarını uygulamaya geçirme çabalarını arttırma çağrısında bulunur. Yazar, gazeteci, akademisyen ve insan hakları savunucularına karşı açılan davalar ve web sitelerinin sık sık yasaklanması dahil olmak üzere basın özgürlüğüne yönelik uygulamadaki kısıtlamalar ile terör ve organize suçlara ilişkin mevzuatın geniş biçimde uygulanması, etkin şekilde ele alınması gereken ciddi endişelere sebep olmaya devam etmektedir. Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve verimliliğinin sağlanması halen çok önemli bir konudur. Bu açıdan, Konsey hali hazırda temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını etkileyen bütün temel meselelere çözüm getirmesi beklenen dördüncü yargı paketinin kısa süre içinde sunulması konusunda Türk hükümetinin göstermiş olduğu kararlılığı memnuniyetle karşılar. Türkiye’nin Kopenhag kriterleriyle tam uyum için dini özgürlükler, mülk edinme hakları, sendikal haklar, azınlık hakları, kadın hakları, çocuk hakları, ayrımcılıkla mücadele ve cinsiyet eşitliği ve işkence ve kötü muameleyle mücadelede yeni ve ısrarlı çabalara ihtiyaç vardır.

19. Konsey Türkiye topraklarında işlenen tüm terör eylemlerini en şiddetli şekilde kınadığını hatırlatır ve Türkiye ile tam olarak dayanışma içinde olduğunu ifade eder. PKK’nın AB’nin terör örgütleri listesinde olduğunu hatırlatır. Konsey Türkiye’yi kararlı bir şekilde desteklemeye devam eder ve AB ile Türkiye arasında yürütülmekte olan aktif terörle mücadele diyalogunu memnuniyetle karşılar. İnsan haklarına, temel özgürlüklere ve uluslar arası hukuka saygı çevresinde yürütülmesi gereken terörle mücadele, bölgesel barış ve istikrarı korumasının yanı sıra, pozitif gündemde ele alınan konulardan birini de teşkil etmektedir. Bu işbirliği terörün finansmanı ve kişisel verilerin korunması ile ilgili mevzuatın Türkiye tarafından çıkarılması halinde daha da ileri bir seviyeye çıkacaktır.

20. AB geri kabul anlaşmasına ve bunun eksiksiz ve etkili bir şekilde uygulanmasına büyük önem verir ve bu anlaşmanın, Avrupa Komisyonu ile Türk makamları arasında vize serbestisi diyalogunun başlatılmasına paralel olarak imzalanmasını bekler. Yukarıda bahsedilen adımlar esnasında, ve Türkiye’nin AB’ye giden yasadışı göçün kilit geçiş ve kaynak ülkelerinden biri olduğunu hatırlatarak, mevcut ikili geri kabul anlaşmalarının ve benzer anlaşmalarda öngörülen geri kabul hükümlerinin yeterli bir şekilde uygulanmasının öncelik olmaya devam ettiğini belirtir. 21 Haziran 2012 tarihli Konsey kararlarında, Konsey Komisyon’a Adalet ve İç İşleri politikası alanlarının tamamını ele alacak şekilde AB ve Türkiye arasında daha geniş bir diyalog ve işbirliği çerçevesi tesis etme ve AB ile Türkiye arasında geri kabul anlaşmasının imzalanmasına paralel olarak tedrici ve uzun vadeli bir perspektif çerçevesinde vize serbestisine yönelik adımları atma çağrısında bulunur. AB daha geniş bir diyalog ve yol haritası hazırlamış olup bu konuda kaydedilecek ilerleme performansa dayalı yaklaşım temelinde, Türkiye’nin AB ve Üye Devletlere yönelik söz konusu koşulları etkili ve tutarlı bir şekilde uygulaması şartına bağlıdır. Bu koşullar arasında, uluslar arası yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilave olarak, özellikle geri kabul anlaşmasının tüm Üye Devletlere yönelik olarak etkili ve eksiksiz bir şekilde uygulanması, tüm Üye Devletler ile Adalet ve İç İşleri konularında etkili bir işbirliği, özellikle AB ile olan sınırlarında, genel olarak bütün sınırlarında karma göç hareketlerinin daha iyi yönetilmesi, özellikle vize politikası ve yurttaşları AB’ye yönelik karma göç akışlarında ciddi bir kaynak oluşturan üçüncü ülkeler gibi hususlarda AB müktesebatı ile daha iler düzeyde uyum sağlanması, mütekabiliyet ve iltica mevzuatı yer almalıdır.

21. Müzakere Çerçevesi ve önceki AB Konseyi ve Zirve kararlarına uygun olarak, Konsey Türkiye’nin tartışmasız bir biçimde iyi komşuluk ilişkilerine ve anlaşmazlıkların Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun olarak ve gerekiyorsa Uluslar arası Adalet Mahkemesi’ne başvurarak barışçıl bir şekilde çözülmesine bağlı kalması gerektiğini hatırlatır. Bu bağlamda, Birlik ciddi kaygısını ifade eder ve Türkiye’yi herhangi bir Üye Devlete yönelik tehdit ya da eylemlerden veya iyi komşuluk ilişkilerini ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümünü zedeleyebilecek sürtüşmelerden ve eylemlerden kaçınmaya güçlü bir şekilde davet eder. AB ayrıca Üye Devletlerin, diğerleri yanında, ikili anlaşmalara girme ve tabii kaynaklarını AB müktesebatına ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi de dâhil, uluslar arası hukuka uygun bir şekilde arama ve işletmeye dair tüm egemenlik haklarının bir kez daha altını çizer.

22. Konsey 11 Aralık 2006 tarihli kararlarını ve 21 Eylül 2005 tarihli açıklamasını hatırlatır ve Türkiye’nin, mükerrer çağrılara rağmen, Ortaklık Anlaşması’nın Ek Protokolünü tüm Üye Ülkeler için eksiksiz ve ayırım gözetmeyen bir şekilde uygulama yükümlülüğünü yerine getirmeyi reddetmesinden büyük üzüntü duyduğunu belirtir. Bu adım müzakere sürecine ciddi bir ivme kazandırabilir. Bu konuda ilerleme kaydedilmediği sürece, Konsey 2006’da alınan tedbirleri sürdürecek ve bu durum müzakerelerin genel olarak ilerlemesi üzerinde sürekli bir etki yaratacaktır. Ayrıca, Türkiye, maalesef, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmeye yönelik gerekli ilerlemeleri kaydetmemiştir. Konsey Komisyona Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeler tarafından 21 Eylül 2005 tarihinde yapılan bildiri kapsamına giren bütün konuları yakından takip etmesi ve bir sonraki yıllık raporunda konuyla ilgili gelişmeleri bildirmesi çağrısında bulunur. Bu bağlamda, Konsey 11 Aralık 2006 ve 14 Aralık 2011 tarihli sonuçlarına uygun olarak bu konudaki ilerlemeleri yakından takip etmeye ve gözden geçirmeye devam edecektir. Konsey daha fazla gecikmeksizin bu hususta ilerleme kaydedilmesi çağrısını tekrarlar.

23. Müzakere Çerçevesinde vurgulandığı üzere, Konsey Türkiye’nin Kıbrıs sorununa BM çerçevesinde, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarına ve Birliğin temelini oluşturan ilkelere uygun bir şekilde adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla yürütülen müzakereleri aktif bir şekilde desteklemesini bekler. Böylesi kapsamlı bir çözüme Türkiye’nin bağlılığı ve somut anlamda katkısı esastır.

24. Konsey Türkiye’nin 2012’nin ikinci yarısında AB Dönem Başkanlığı ile ilişkilerini dondurmasından, Türkiye’nin bu konuda yaptığı açıklamalardan ve uluslar arası forumlarda AB pozisyonlarını ve açıklamalarını benimsememesinden büyük üzüntü duyar. Konsey, 9 Aralık 2011 tarihli Avrupa Birliği Konseyi kararlarını hatırlatır ve AB Dönem Başkanlığı’nın Avrupa Birliği Antlaşması’nda öngörüldüğünün altını çizerek Dönem Başkanlığı rolüne tam saygı gösterilmesi çağrısında bulunur.

Kararların tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.consilium.europa.eu/uedocs/cms_data/docs/pressdata/EN/genaff/134234.pdf

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın