AB Yuksek Temsilcisi’nin Orta Dogu baris sureci konusunda aciklamasi

Yüksek Temsilci Tarafından Orta Doğu Barış Süreci Konusunda Avrupa Birliği Adına Yapılan Açıklama

Bugün BM Genel Kurulu, Birleşmiş Milletlerde Filistin’e Üye Olmayan Gözlemci Devlet statüsü tanınması konusundaki taslak kararı oylayacak. Bu oylama, süregelen İsrail-Filistin çatışmasında son günlerde görülen tırmanmanın sivil halktan çok sayıda masum insanın ölümüne yol açtığı bir döneme denk gelmektedir. Bu durum ayrıca mevcut çatışmanın sona erdirilmesi için acilen adım atılması gerektiğini bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Ancak siyasi bir çözüm Filistinlilere ve İsraillilere kalıcı güvenlik, barış ve refah sağlayabilir. Müzakereler yoluyla varılacak kapsamlı bir barış, hem AB’nin hem de bölgedeki tarafların temel menfaatlerine olacaktır. Bu türden bir barışa, üzerinde mutabık kalınan hudutlar içerisinde yaşayan ve barış ve güvenlikten faydalanan egemen, demokratik ve sürdürülebilir komşu bir Filistin Devleti ile İsrail Devleti’nden oluşan iki-devletli çözüm esas alınarak ulaşılabilir ve ulaşılmalıdır.

AB, çatışmaya getirilecek çözümün bir parçası olarak Filistin’in Birleşmiş Milletlere tam üye olması temennisini ve bu konudaki desteğini müteaddit defalar dile getirmiştir. AB ayrıca Başbakan Fayyad başkanlığındaki Filistin Yönetimi’nin devlet kurma girişimlerinin ilerletilmesi için sürekli olarak çaba sarf etmektedir. AB gelecekte de bu çabalarını sürdürecektir. Mart 1999 tarihli Berlin Deklarasyonu’nu hatırlatan AB, yeri geldiğinde Filistin Devleti’nin tanınmasına hazır olduğunu bir kez daha ifade etmiştir.

Bugünkü oylamanın ötesine bakacak olursak, ilgili tüm tarafların ve aktörlerin yenilenen bir azim ve aciliyet hissi ile çatışmaya çözüm aramaları önem taşımaktadır. Avrupa Birliği bu vesile ile Başkan Abbas’ın liderliğinde Filistinliler-arası uzlaşma, yerleşkeler ve İsrail’in güvenliği hususlarında son derece iyi bilinen pozisyonlarını hatırlatır. AB, tüm tarafları, anlamlı müzakerelerin yapılabilmesi için gerekli güven ortamını tesis edebilecek adımlar atmaları ve sürecin güvenirliliğine zarar verecek eylemlerden kaçınmaya davet eder.

Avrupa Birliği he iki tarafı da, herhangi bir gecikme ya da ön şart olmaksızın doğrudan görüşmelerin yeniden başlatılması amacıyla mevcut engellerin aşılması için yapıcı yollar aramaya çağırmaktadır. Bu çerçevede Başkan Abbas ve Başbakan Netanyahu tarafından daha önce yapılan olumlu açıklamaları memnuniyetle karşılar ve tarafları bu taahhütlerini muhafaza etmeye davet eder.

AB, müzakerelerin temelini oluşturan net parametreler ile iki devletli çözümün inandırıcılığı ve uygulanabilirliğini zedeleyecek tek yanlı tedbirler ve adımların önlenmesinin olumlu bir sonuç alınmasında anahtar rol oynadığı yönündeki pozisyonunu teyit eder. AB ayrıca, taraflar arasında uzlaşmaya varılanlar haricinde Kudüs’e ilişkin değişiklikler de dahil olmak üzere 1967 öncesi sınırlarda herhangi bir değişikliği tanımayacağını yineler ve Aralık 2009 tarihli Dış İlişkiler Konseyi kararları da dahil olmak üzere müzakerelere ilişkin Mayıs 2012’deki pozisyonunu ve 21 Nisan 2011 tarihinde AB adına BM Güvenlik Konseyi’nde sunulan bildiriyi hatırlatır. AB, Dörtlü içerisinde ve uluslar arası ortaklarla, önümüzdeki aylar içerisinde kayda değer müzakerelerin başlatılması için aktif şekilde çalışmaya devam edecektir.

Orjinal metin:

Declaration by the High Representative on behalf of the European Union on the Middle East Peace ProcessToday the UN General Assembly will vote on a draft resolution according Non-Member Observer State status in the United Nations to Palestine. This comes at a time when the latest escalation in the on-going Israeli-Palestinian conflict has caused the death of a large number of innocent civilians. This is a bitter reminder of the urgent necessity to move forward towards the end of the conflict. Only a political solution to the conflict can bring lasting security, peace and prosperity to Palestinians and Israelis. A comprehensive negotiated peace, which is a fundamental interest of the EU, as well as the parties in the region, must and can be achieved on the basis of a two-state solution with the State of Israel and a sovereign, democratic, contiguous and viable State of Palestine, both living in agreed borders and enjoying peace and security.

The EU has repeatedly expressed its support and wish for Palestine to become a full member of the United Nations as part of a solution to the conflict. The EU has also

consistently worked to advance the Palestinian Authority’s state-building efforts under Prime Minister Fayyad. It will continue to do so. Recalling the Berlin Declaration

of March 1999, the EU reiterates its readiness to recognize a Palestinian State when appropriate.

Looking ahead after today’s vote, it is important for all parties and actors involved to work towards a settlement of the conflict with renewed purpose and sense of urgency. The European Union recalls its well-known positions on intra-Palestinian reconciliation behind President Abbas, settlements and Israel’s security. The European Union calls on all parties to pursue actions conducive to an environment of confidence necessary to ensure meaningful negotiations and to refrain from actions that undermine the credibility of the process. The European Union urges both sides to seek constructive ways to overcome the current obstacles for a resumption of direct negotiations without delay or preconditions. It welcomes in this regard the positive statements previously made by President Abbas and Prime Minister Netanyahu and urges them to maintain these commitments.

The EU reaffirms its position that clear parameters defining the basis for negotiations are key elements for a successful outcome, together with the avoiding of unilateral measures and acts on the ground which undermine confidence and the viability of the two-state solution. The European Union reaffirms that it will not recognise any changes to the pre-1967 borders including with regard to Jerusalem, other than those agreed by the parties and recalls its position on negotiations, including the conclusions of the Foreign Affairs Council in December 2009, in May 2012 as well as the statement delivered on behalf of the EU at the UN Security Council on 21 April 2011.

The European Union will work actively, within the Quartet and with international partners, in support of efforts to bring about substantive negotiations in the coming months.

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın