Füle: Özgürlükler Konusunda Kaygılarımız Artıyor

BRÜKSEL - AB Komisyonu’nun İlerlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle Türkiye’nin Ekim 2011-Ekim 2012 arasında AB sürecindeki demokrasi karnesini bugün açıklayacak. Dün bir grup Avrupalı gazeteci ile bir araya geldiğimiz Füle ile ilerleme raporunu ve Türkiye’nin adaylık sürecini konuşma fırsatı bulduk.

On beş rapor olmuş, ‘kaygı’ bitmemiş

AB Komisyonu Türkiye için 15. kez ilerleme raporu yazıyor. Dışişleri kaynaklarına göre bugün açıklanacak rapor son yılların en ağır raporu olmaya aday. Özellikle de ifade özgürlüğü konusunda hükümete çok sayıda eleştiri yöneltiliyor. Biz de dünkü görüşmemizde Füle’ye Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü alanında mesafe katedip etmediğini sorduk. Raporun sonuç bölümünde yer alacağını belirttiği şu ifadeleri metin üzerinden okuyarak yanıt vermeyi tercih etti:

“Türkiye’nin siyasi kriterleri tam anlamıyla yerine getirme doğrultusunda kayda değer ilerleme gösterememesi hakkında kaygılar artıyor. Bazı yasal iyileştirmelere rağmen temel haklara saygı konusu ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor.”

‘Kör değilim, süreç tıkandı’

Türkiye hakkında yazılan 15 ilerleme raporuna rağmen ilişkiler tıkanma noktasına dayandı. Son iki buçuk yıldır (5 dönem) Türkiye ile yeni müzakere başlığı açılabilmiş değil. Füle de bu durumdan rahatsız. Nitekim bunun aşılabilmesı için ‘Pozitif Gündem’ adıyla bloke edilen müzakere alanlarında Türkiye ile AB arasında ‘çalışma grupları kurulması’ fikrini geliştiren de kendisi. Sürecin ilerlemesi konusunda AB’ye de görev düştüğünün farkında ve bunu raporuna yansıttığını belirtiyor:

“Üyelik sürecine ilişkin momentumun korunması gerekli. Bunun için Türkiye’nin atması gereken adımları açıkça ve güçlü ifadelerle yazdık. Ancak geçen yıllardan farklı olarak bu yıl fasılları bloke eden ülkelere de çağrıda bulunduk. Ben kör ya da sağır değilim. İki yıldır hiçbir yeni fasıl açılmadığını görüyorum. Bunun anlamı şu: Müzakerelerin en önemli motoru olan reform süreci eksik kalıyor demek.”

Bu bakış doğrultusunda, bugünkü raporda başta Güney Kıbrıs Rum Kesimi olmak üzere, Türkiye ile müzakereleri engelleyen AB üyelerine “Türkiye’deki reform sürecinin devamının ancak AB üyelik müzakerelerine bağlı olduğu” şeklinde güçlü bir çağrı yapılması bekleniyor

Rumlara rest: Ayağımızı kurşunluyoruz

Müzakerelerin bloke edilmesinin Türkiye kadar AB’nin de işine gelmediği düşüncesinde olan Füle bu konuda AB üyeleriyle tartışmalarını da şu çarpıcı ifadelerle aktardı:

“Kapalı kapılar ardında sadece Kıbrıs’a (GKRY) değil, diğer üyelere de şunu söylüyorum: Temel haklar ve yargıyla ilgili 23. fasıl ile enerji alanındaki 14 fasılı bloke ederek aslında kendi ayağımızı kurşunluyoruz. İlki bizim Türkiye’nin reform sürecinin içinde yer almamızı sağlıyor. Enerji bölümü ise hepimizin çıkarı olan bir alan. Zaten ‘pozitif gündem’ ile bu alanlarda Türkiye ile entegrasyonu ilerletme çabasındayız. Bunu neden müzakerenin içine alarak yapmayalım ki?”

Anayasa ve 4. paket umudu

Uludere, tutuklu vekiller. Balyoz ve Ergenekon davaları, uzun tutukluluk süreleri, basına sansür, Kürt sorunu, Deniz Feneri savcıları, yolsuzluklar ve azınlık hakları gibi birçok konuda hükümete sert eleştiriler yer alacak bugünkü raporda.

Sorunların çözüm adresi olarak ise ‘yeni Anayasa’ işaret edilecek. Dün Füle’ye “Yeni anayasanın yapılacağından umutlu musunuz” sorusunu yönelttiğimizde siyasi parti liderlerine mesaj niteliğinde şu sözleri aktardı:

“Seçimlerden sonra başta başbakan olmak üzere tüm parti liderleri yeni anayasa için söz verdiler ve tüm partileri içine alan kapsayıcı bir süreç başlatıldı. Yeni anayasa süreci tüm Türkiye’yi bir araya getirmeli, liderler arasında bir sürtüşmeye dönüşmemelidir. Siyasetçiler sadece AB’ye değil, Türk halkına söz verdi. Şimdi bunun sorumluğunu üstlenmeliler. Verdikleri sözlerden caymaları kaygı verici olur.”

Ankara’nın tepkisini yumuşatmak için yeni anayasanın yanı sıra Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in hazırladığı 4. yargı paketi de bir umut kapısı olarak gösterilecek raporda.

Ancak bu sınırlı teşvikler, ağır eleştiler içeren rapora hükümetin sert tepkisini engellemeye yetmeyecektir.

***

Füle’nin açıklamalarından anladığımız bugün ilerleme raporundan iki mesaj çıkacak:

Türkiye’ye “Hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasından kaygımız artıyor. Yeni anayasa ve yargı reformunu çıkarın” denecek.

Diğer yandan da müzakereleri bloke eden ülkelere “AB’nin Türkiye’deki reformların belirleyicisi kalmasını istiyorsanız veto kararlarınızı gözden geçirin” mesajı verilecek.

10 Ekim 2012 – Utku Çakırözer, Cumhuriyet

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın