Füle’den “Eğitim reformu” değerlendirmesi

167756.jpgAB Komisyonu Üyesi Stefan Füle, Avrupa Parlamentosu Üyeleri Mario Borghezio ve Barry Madlener’in, AB’nin Türkiye’de laikliği korumak için müdahale etmesinin gerekip gerekmediği ve din eğitimine yeni bir boyut getiren yeni reformlarla ilgili soru önergelerini yanıtladı. -Füle, kültür, eğitim alanlarında gelişmelerin 2012 İlerleme Raporu’nda tam olarak analiz edileceğini bildirdi.

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Türkiye’de eğitim sistemindeki yasal düzenlemelere ilişkin parlamento ve toplumda devam eden tartışmaları yakından izlediklerini belirterek, "Komisyon eğitim sistemine yönelik önemli herhangi bir değişikliğin geniş konsensüse tabi olması gerektiğine inanıyor" dedi. Yeni 4+4+4 eğitim reformunun okullaşma açısından bazı önemli unsurları olduğunu belirten Füle, "Fakat kızların eğitimi ya da çocuk işçiler gibi bazı belirli yönleri analiz edilmeye ve uygun yasal hükümler yoluyla ele alınmaya muhtaçtır" açıklaması yaptı.

AB Komisyonu Üyesi Stefan Füle, Avrupa Parlamentosu Üyeleri Mario Borghezio ve Barry Madlener’in, AB’nin Türkiye’de laikliği korumak için müdahale etmesinin gerekip gerekmediği ve din eğitimine yeni bir boyut getiren yeni reformlarla ilgili soru önergelerini yanıtladı.

-İKİ ÖNERGEYİ BİRLİKTE YANITLADI-

İlk olarak Mario Borghezio Avrupa Komisyonu’nun yanıtlaması istemiyle, "AB Türkiye’de Anayasa’nın ve Türk devletinin laik konumunun korunması için müdahale etmeli" başlığını taşıyan bir soru önergesi verdi. Türkiye’de son olarak kabul edilen eğitim reformuyla "Kuran okullarının kayırıldığını" ve "İslam dini eğitim saatleri başlatıldığını" iddia eden Borghezio şöyle devam etti:

"-Seçmeli olsa da Kuran ve Muhammed’in hayatı derslerinin başlatılması Türk devletinin laikliğini zayıflatmakla kalmayacak, aynı zamanda devletin laiklik ilkesini tesis eden Türk Anayasası’nı da ihlal etmiş olacak.

-2011-2012 dönemi için ana zorluklar ve genişleme stratejisiyle ilgili 12 Ekim 2011 tarihli COM (2011) 0666 Komisyon belgesi, "Türkiye’nin AB’yle ilgili reformlara devam ettiğini, ancak önemli ölçüde ek çaba gerektiğini, bunlar arasında çekirdek temel hakların teminat altına alınmasının da bulunduğunu’ savunmuştur. Komisyon Erdoğan hükümetinin onayladığı son eğitim reformunun, AB’yle ilgili bir reform olduğunu düşünüyor mu?

-Yukarıda sözü edilen Komisyon belgesinde "eğitim ve kültürde, özellikle de öğretim alanında ilerlemelerin sağlanmıştır. Topluluk Programlarına ilgi artmaya devam etmektedir’ denilmiştir. Son gelişmeler ışığında Komisyon bu değerlendirmeyle hala mutabık mı?"

-LAİKLİĞİN KORUNMASI İÇİN MÜZAKERELERİN DONDURULMASI YAPTIRIMI ÖNERDİ-

AP Üyesi parlamenter Borghezio önergesini, "Yukarıdakiler ışığında Komisyon Türkiye’nin AB’ye katılımı sürecini dondurmanın, Türkiye’de Anayasa ve sonuç olarak laikliğe saygı gösterilmesi için önemli ve uygun bir hareket olduğunu dikkate almaz mı?" diye bitirdi.

-"EĞİTİM DÜZENLEMELERİ GENİŞ KONSENSUS GEREKTİRİR"-

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle önergeye, AP Üyesi Barry Madlener’in Avrupa Parlamentosu’nda verilen ve "İslamcı AKP tarafından hazırlanan, daha fazla Kuran kursu açmak için öğretim gün sayısını azaltmayı ve okullarda türban giyilmesini hedefleyen ve parlamentoya sunulan yeni yasayı onaylıyor musunuz? Okullarda türban giyilmesi yoluyla Türkiye’de eğitimin laikliği ağır İslami baskı altına alınacak mı? Bu durumda Türkiye’nin AB’ye katılım süreci etkilenir mi?" sorularını içeren önergesine verdiği yanıtı referans gösterdi. Füle 11 Mayıs tarihli yanıtında şöyle dedi:

"Komisyon Türk parlamentosu ve toplumunda devam eden ilköğretim yasası değişikliklerine ilişkin kanunlar hakkındaki tartışmayı yakından izlemektedir. Komisyon eğitim sistemine yönelik önemli herhangi bir değişikliğin geniş konsensüse tabi olması gerektiğine inanmakta ve ilgili tüm tarafların böyle bir konsensüse ulaşabilmek için yapıcı bir diyalog içine girmelerini teşvik etmektedir.

Komisyon kanunu Türk parlamentosunda kabul edildiğinde ayrıntılı bir şekilde inceleyecektir. Şimdi tartışılan taslak, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kırsal kesimde ya da kenar mahallelerde kalıcı durumdaki okulu bırakma ve hiç gitmeme oranları ve mevsimlik işçi çocuklarına yeni "ev-okul’ yaklaşımından sağlayacağı faydayla kimi potansiyel iyileşmeler getirebilecek olan zorunlu eğitimin sekiz yıldan 12 yıla çıkarılması gibi bazı olumlu unsurlar içermektedir.

Fakat kızların eğitimi ya da çocuk işçiler gibi bazı belirli yönleri analiz edilmeye ve uygun yasal hükümler yoluyla ele alınmaya muhtaçtır.
AB ile katılım müzakereleri yapan bir ülke olarak Türkiye’nin, AB müktesebatına, Avrupa insan Hakları Sözleşmesi maddelerine ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi içtihadına göre tüm erkek ve kız çocukları için kentlerde ya da kırsal bölgelerde göre eğitim hakkını uygulamada teminat altına alması gerekmektedir."

Stefan Füle, AB Komisyonu’nun eğitim ve kültür alanındaki tam analizini Ekim ayında yayınlanması beklenen İlerleme Raporu’nda yapacağını da bildirdi. (ANKA)

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın