AB Büyükelçi Ripert’in AB-Türkiye Karma Parlamento toplantısı konusması

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean-Maurice Ripert, 23 Şubat 2012 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 68. AB-Türkiye Karma Parlamento toplantısında yaptığı konuşmada AB’nin katılım sürecine ve Katılım Öncesi Mali Yardım Aracının genel çerçevesine bağlılığını bir kez daha teyit etti :

“Sayın Bakan Bağış,

Karma Parlamento Komisyonu’nun Değerli Eş Başkanları,

Komisyonun Saygıdeğer Üyeleri,

Sayın Büyükelçiler, Meslektaşlarım,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Öncelikle, bu toplantıya katılması için Komisyon Üyesi Sayın Füle’ye yapmış olduğunuz davet için sizlere teşekkür etmek isterim. Ne yazık ki kendisi bugün İstanbul’da bulunamıyor; ancak bu toplantının yapıcı ve verimli olması yönünde sizlere en iyi dileklerini iletiyor. Kendisini temsilen bugün burada sizlere hitap ediyor olmak benim için bir onur ve zevk.

Komisyonun saygıdeğer üyeleri,

Toplantınız, zamanlaması itibariyle AB-Türkiye ilişkileri açısından önemli bir döneme rastlıyor. Anımsayacağınız üzere, geçen yıl Kasım ayındaki toplantınızda Komisyon Üyesi Füle, sizlere katılım sürecini yeniden canlandırmayı ve AB-Türkiye ilişkilerini daha olumlu bir noktaya getirmeyi amaçlayan bir araç olan Pozitif Gündem’den bahsetmişti. Pozitif Gündem, elbette ki, katılım sürecinin yerini almaya değil, katılım sürecini tamamlamaya ve desteklemeye yöneliktir.

Pozitif Gündemin amacı ilerlemenin hem gerekli hem de mümkün olduğu bir dizi alanda somut adımların atılmasını sağlamak ve Türkiye’de olabildiğince fazla paydaşı bu sürece dâhil etmektir. Katılım sürecinin sağladığı faydaların olabildiğince geniş bir yelpaze tarafından anlaşılması önem taşımaktadır.

Bu süre boyunca, Komisyon ile Türkiye bu Gündemi uygulamaya koymak üzere büyük çabalar sarf ettiler. Burada, izninizle ilk somut çıktıları sizlerle paylaşmak istiyorum:

– Birlikte yaptığımız ortak bir çalışma neticesinde, Türkiye’nin topluluk müktesebatıyla uyum sağlamak amacıyla ilerleyebileceği 8 politika alanı tespit ettik. Türkiye ile birlikte, özgürlükleri Türkiye’nin tüm vatandaşları açısından genişletecek reformlar doğrultusunda çalışmak için AB’nin açıkça istekli olduğu, yargı ve temel haklar fasıllarının yanı sıra adalet, özgürlük ve güvenlik fasılları, bu alanlar arasında yer alıyor.

Daha sonra çabalarımızı İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi; Şirketler Hukuku; Bilgi Toplumu ve Medya; İstatistik; Tüketicinin ve Sağlığın Korunması ve Mali Kontrol fasılları üzerine yoğunlaştırmak istiyoruz.

Bu bağlamda her bir fasıl için Türkiye ve Komisyonun eş başkanlığında bir çalışma grubu oluşturmak niyetimiz var. Elbette ki Komisyon, bu süreçte kaydedilecek gelişmeler hakkında Parlamentonun yanı sıra Konseyi de sürekli olarak bilgilendirecektir.

– Pozitif Gündemin bir diğer öncelikli konusunu teşkil eden enerji konusunda ise Komisyon Üyeleri Füle ve Öttinger bundan iki hafta önce, Türkiye ile AB arasında genişletilmiş enerji işbirliğine yönelik bir yol haritası oluşturulması konusunda Sayın Bağış ve Yıldız ile görüş birliğine varmış bulunuyorlar.

– Yine Pozitif Gündem altında Komisyon, diğer hususların yanı sıra, AB-Türkiye Gümrük Birliği kapsamında varolan ayrılıkların giderilmesine hizmet edecek iyileştirilmiş bir mekanizmanın oluşturulması; aynı zamanda, AB ile üçüncü ülkeler arasında varılan serbest ticaret anlaşmaları kapsamında Türkiye’nin taşıdığı endişelerin giderilmesi bağlamında da görüşmelerde bulunmak istiyor.

– Vize ve göç alanıyla ilgili olarak Konsey tarafından da bir yıl önce onandığı üzere vize, hareketlilik ve göç konularında Türkiye ile bir diyalog başlatmak istiyoruz. Burada da yine sömestr sona ermeden bazı gelişmelerin gerçekleşmesini ümit edebiliriz.

* * *

Türkiye ile dış politika ve kriz yönetimi konusunda kuvvetlendirilmiş siyasi diyalogumuzdan da kısaca söz etmek isterim: AB ile Türkiye’nin barış, istikrar ve [silahların] yayılmasının engellenmesi gibi stratejik hedefleri paylaşmaları hasebiyle hali hazırda bazı kilit konularda (Suriye, İran gibi) aramızda zaten yakın bir işbirliği bulunmaktadır. Yarın Tunus’ta başlayacak olan Suriye’nin Dostları Konferansı’nın da bizlere, Suriye halkı — onların saygınlığı, özgürlüğü ve hakları — için daha somut bir şekilde çalışma fırsatı vereceği konusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır.

* * *

Ortak bir insan hakları gündemi ve barışçıl demokratikleşme sürecini teşvik etmek üzere örneğin Afrika Boynuzu – ki dün Londra’da Somali konulu bir Konferansa katıldık – ve Kuzey Afrika gibi başka alanlarda da somut işbirliğimizi geliştirmek arzusundayız.

* * *

Siyasi kriterlerde kaydedilen ilerlemeyle ilgili olarak, Türk makamlarıyla Komisyon arasındaki işbirliği ve istişareler iyi bir düzeydedir. Komisyon, yeni bir anayasa hazırlanması gibi gelişmeleri yakından takip etmektedir. TBMM’deki bütün siyasi partilerin sürece katılımından özellikle de eşit şartlarda temsil edildikleri uzlaşma komitesinde yer almalarından memnuniyet duyuyoruz.

Ayrıca sivil toplumla istişarelerin belirli bir düzende yürütülmesi amacıyla alt komitelerin oluşturulmasını da memnuniyetle karşılıyoruz. Avrupa Konvansiyonu’nun, bundan on yılı aşkın bir süre önce, Avrupa anayasasının hazırlanmasında kullandığı istişare mekanizmasının yararlı bir referans olabilmesinden memnuniyet duyduk.

Öte yandan Türkiye’nin süratli bir şekilde ele alması gereken bir takım aksaklıklar da söz konusudur. Komisyon başta ifade özgürlüğü ve tutuklu yargılama olmak üzere temel haklara saygı konusunda ciddi endişelerini çeşitli vesilelerle dile getirmiştir.

Hükümetin, kısa süre önce açıklanan yargı reform paketiyle demokratik standartların güçlendirilmesi önündeki önemli bir takım engelleri kaldırma niyetini memnuniyetle karşılamış olmamıza karşın halen atılması gereken başka adımlar vardır. İfade özgürlüğü, özgürlük ve güvenlik hakkı ve adil yargılanma hakkı önündeki temel sorunların giderilebilmesi için tüm paydaşları, reform paketinden tam anlamıyla yararlanmaya çağırıyoruz.

Bu çerçevede en önemli husus, düşünceyi ifade etme özgürlüğü ile şiddete teşvik arasında net bir ayırım yapılabilmesi amacıyla, terör ve yasadışı bir örgüte üyeliğe ilişkin bir takım suçların yeniden tanımlanması suretiyle Türk Ceza Yasası, Terörle Mücadele Yasası ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun değiştirilmesidir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü, özgürlük ve güvenlik hakkı ve adil yargılanma hakkına ilişkin verdiği kararların gerektiği şekilde uygulanmasını sağlayacak ve söz konusu mahkemenin başka mahkumiyet kararları almamasını sağlamanın tek yolu kapsamlı bir reformdur.

Diğer reform teklifleri üzerinde çalışmaların devam etmekte olduğunu anlıyoruz. Burada yasa koyucu olarak meclisin rolü son derece önemlidir çünkü tüm vatandaşların haklarından tam anlamıyla yararlanmalarını sağlamak büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda da onur verici bir görevdir. Bu bağlamda Türkiye ile Avrupa Konseyi ve AB arasında ifade özgürlüğü ve yargı alanındaki uygulamalara ilişkin devam eden mükemmel işbirliğini hatırlatmak isterim.

Bugün burada temsil edilen her iki Parlamento üyelerinin ve yine Türkiye’de ifade özgürlüğünün geliştirilmesi hedefi için çalışan Ortak Komitenin çabalarına da değinmeden geçemem.

Sözlerime son verirken, her iki parlamentodan da heyetlerin katıldığı böylesi toplantıların, pozitif gündemin ne olması gerektiğine dair mükemmel birer örnek teşkil ettiğini vurgulamak isterim. İşte bugün, Avrupa’nın bütün ülkeleri ve Türkiye’nin tüm bölgelerinden demokratik yollardan seçilmiş temsilciler reformlar ve karşılıklı ilişkilerde ileriye dönük adımları tartışıyor. Ortak Komite toplantılarının artması ortak hedefe bağlılığın, bu hedef ise, AB ile Türkiye için ortak bir geleceğin var olduğunun kanıtıdır.

Bugün yapılacak görüşmeleri ilgiyle bekliyorum.

Dinlediğiniz için teşekkür ederim.”

AB Turkiye Delegasyonu

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın