Fransa’daki yasa tasarısı ve PES açıklaması CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun gündemindeydi

“Hükümeti göreve davet ediyoruz”

CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, bugün Fransa senatosunda ele alınan “soykırımın inkarını cezalandıran tasarı”ya karşı Hükümeti “kendinden başka hiçbir siyasal, toplumsal grupla birlikte mücadele mekanizmaları kurmamakla” suçladı. Böyle önemli bir sorunda hala geç olmadığını savunan Güler, “Hükümeti göreve davet ediyoruz” dedi.

ANKA

Ankara– CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlubaşkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, yaptığı basın toplantısında Fransa’da senatonun bugün, “Türkiye’yi Ermeni soykırımıyla suçlama yasası”nı çıkarma hazırlıklarını sürdürdüğünü belirterek, “Bu ulusal bir sorun. Bu ulusal sorunda hepimizin, Türkiye’yi ve dedelerimizi, yani namusumuzu ve bugünümüzü geçmişimizle beraber savunma zorunluluğumuz var” dedi. Bu süreçte Fransa’nın Türkiye’ye karşı tarihten yönelttiği bu saldırıya karşı hükümetle beraber, tüm muhalefet partilerinin birlikte direnmesi gerektiğini söyleyen Güler, “Hükümeti bir kez daha şikayet ediyorum; böyle bir direniş için kendinden başka hiçbir siyasal, toplumsal gruba ses etmedi, toplamadı ve birlikte mücadele mekanizmaları kurmadı, onun yolunu açmadı” dedi. Böyle önemli bir sorunda hala geç olmadığını savunan Güler, “Hükümeti göreve davet ediyoruz” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile Fransız siyasi iktidarına da seslenen Güler, “Güncel sorunları tarihten çözmeye çalışıyorlar. O inceledikleri tarihte, bizim Ermeni soykırımı gibi bir suçumuz yoktur. Hiçbir tarihi olayla da hiç kimse güncel siyasal sorunları çözemez. Bu biri tarihi, biri evrensel iki ilkeyi Fransız siyasal iktidarına hatırlatıyoruz” dedi.

Güler, bir basın mensubunun Fransız senatosundan yasanın geçmesi durumunda CHP’nin tepkisinin ne olacağı yönündeki sorusu üzerine, bu “soykırım suçlaması hadsizliğine” karşı, Fransa’nın siyasal iktidarına ve bu kararı destekleyenlere karşı çok sistemli yaptırımların geliştirilmesi gerektiğini belirterek, bu kararı kabul etmeyeceklerini söyledi.

MYK toplantısının ana gündemini Fransa senatosunda ele alınan “soykırımın inkarını cezalandıran tasarı” oluştururken, edinilen bilgiye göre, toplantı sırasında Kılıçdaroğlu ve kurmayları, dakika dakika senatodaki gelişmelere ilişkin bilgi aldı. Fransa senatosundaki gelişmeleri takip eden, CHP Brüksel Temsilcisi Kader Sevinç’in MYK üyelerine, toplantı sırasında gelişmelere ilişkin telefonla bilgi aktardığı öğrenildi.

_________________________________________

CHP Sözcüsü Güler, “Anayasa Mahkemesi önce kendi yasasının Anayasaya aykırı olup olmadığına karar versin. Yoksa bütün kararları düşer” dedi.

23 Ocak 2012 – Pazartesi

“Bugün ülkemize ilişkin endişelerimizin yanı sıra,  uluslararası camiada bir gönül güçlenmesi aldık. Avrupa Sosyalist Partisi’nden, hakkında fezleke hazırlanan Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’na destek geldi.  PES AKP yargısını kınadıklarını da ilan etti.”

 

İletişim Koordinatörlüğü ( Ankara ) – Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlığı’nda toplanan MYK çalışmalarını tamamladı ve CHP Sözcüsü Birgül Ayman  Güler bir açıklama yaparak,  “Anayasa Mahkemesi önce kendi yasasının Anayasaya aykırı olup olmadığına karar versin. Yoksa bütün kararları düşer” dedi

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan CHP Sözcüsü  Güler’in açıklamaları şöyle ;

 

Değerli basın mensupları iyi akşamlar. Türkiye’nin gündemi yine çok değişik. Konularımızın başında Anayasa Mahkemesi var. Anayasa Mahkemesi biliyorsunuz reddi hakim talebinde bulunan Cumhuriyet Halk Partisine para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi kanunu 30 Mart 2011 günü yenilenmişti. 1983 tarihli kanun 30 Mart 2011’de tümüyle yeni baştan yazılmıştı. 6216 sayılı kanun. Bu kanuna dayanarak hareket etti Anayasa Mahkemesi. Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesinin kurulması ve yargılama usulleri hakkında kanun, yani Anayasa Mahkemesini kuran kanunun anayasaya aykırı olduğunu değerlendirmişti. Ve iki ay sonra bu kanun çıktıktan 30 Mayıs 2011 günü Anayasa Mahkemesine, başka başvuracağı yer yok anayasal denetimi için. Kendisinin kuruluş kanunu iptal edilmesi isteğiyle şikayet etmişti. O günden bu yana Anayasa Mahkemesi kendi kuruluş kanunun iptali istemiyle açılan davayı sonuçlandırmadı. Buna rağmen pek çok başvuruya ilişkin yargılama yaptı, kararlar verdi. Olura kendi kurucu kanununa ilişkin değerlendirmesini yapar ve gerçekten de onda anayasaya aykırılık görürse Anayasa Mahkemesini şimdiye kadar, yani 30 Mayıs 2011 gününden bu yana verdiği tüm kararlar düşer. Enteresan bir durumdur. Anayasa Mahkemesinin kuruluş kanununda anayasaya aykırılık iddiası var. Türkiye Cumhuriyetinin köşkünde oturan Cumhurbaşkanının görev süresiyle ilgili olarak soru işaretleri var. Ve Türkiye’de her şey yolunda gidiyor niye şikayet ediyorsunuz diye çok şaşıranlar var. Biz Anayasa Mahkemesinin daha çok bireysel başvurular için düşünülmüş olan para cezasını ana muhalefet partisine uygulamış olmasını Türkiye’de muhalefet yapmayın mesajı olarak algılıyoruz. Ve Anayasa Mahkemesinin anayasaya uygunluk denetimini değil, siyasi iktidara uygunluk denetimi yapar hale geldiği kanısındayız.

Bütün kitaplarda yazar. İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri daha birinci sınıfta öğrenir. Hukuk devleti dediğiniz şeyin 7 mekanizması vardır. Bunlar böyle 1, 2, 3, 4, 5 sınav sorusu adeta. Sayılır. O ilkelerden bir tanesi yasama işlevi kanun çıkarma işi yargısal denetime bağlı mıdır, değil midir? Yani anayasal yargı var mı o ülkede? Yani Anayasa Mahkemen var mı? Ve Anayasa Mahkemesi anayasanın denetimi bakımından mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi gereğince bağımsız mı? Bu soruları sorar. Şu 12 Eylül referandumundan sonra çıkarılan bütün bu yargıyı yeniden düzenleyen kanunlardan biri olarak Anayasa Mahkemesini düzenleyen kanun dahi anayasa hükümlerine aykırı iken karşımızda güvenebileceğimiz bir anayasal yargı kalmadığı kuşkusundan acı çekiyoruz. Bütün mahkeme örgütlenmesinde mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıç güvencesi zaten ortadan kaldırıldı. Hele özel yetkili mahkeme dediğiniz zaman siyasal iktidarın elinde vurucu bir kılıç doğdu. Ama tüm devlet yönetim ve toplum düzeninin sigortası olan Anayasa Mahkemesi de eğer anayasaya değil, siyasi iktidara bağlanmışsa o zaman çok açık olarak hukuk devletinin 7 ilkesinden biri ortadan kalktı. Sosyal devlet zaten kalkmıştı, laik devlet zaten ortadan kalkmıştı. Demokratik devlet zaten pek çok özelliği itibariyle ortadan kalktı. Şimdi hukuk devletinin yok oluşuna tanığız. Biz Anayasa Mahkemesinin verdiği para cezasını bireysel başvurulardaki yoğunlaşmaya bağlı olarak caydırıcılık anlamında uygun görebiliriz. Ama doğrusu hiç kimsenin aklına memleketin Ana Muhalefet Partisine neden buna başvurdun ve ben seni kötü niyetli buluyorum diye para cezası keseceğini kimse düşünmezdi. Biz düşünmedik. Bu uygulama hukuk devleti ilkesinin çok köklü bir şekilde bir kez daha zarar görmesine neden oldu.

Hukuk devletinin 7 ilkesinin bir tanesi de şudur; yönetim, idare yasa ile mi kurulmuştur o ülkede? Bizim ülkemizde 38 tane kanun hükmünde kararnameyle idare kanun ile değil, kanun hükmünde kararnameyle kurulmuştur. Bu anlamda da hukuk devleti ilkelerinden biri daha zedelenmiştir. Çok sayabilirim ama bir tanesini daha söyleyeyim 7 ilkeden birini. Birey hakları devlete karşı korunuyor mu? Bireylerin özgürlüklerini devlet tehdit eder, bireyi koruyan mekanizmalar var mı devlet karşısında diye sorar hukuk devleti ilkesi. Terörle mücadelede finansman kaynakları bakımından diye geçen yeni düzenleme terörü suçlamasıyla Osmanlı döneminin adeta müsademe uygulamalarını gündeme getiriyor olabilir. Biz Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin yani anayasada devletin kuruluş özelliklerinden birinin doğrudan siyasal iktidar tarafından ortadan kaldırıldığına tanığız. Hukuk devleti olmayan devlet demokratik devlet olamaz. Hukuk devleti değilse o devlete diktatöryal devlet, otoriter devlet, totaliter devlet, o tanımlar yakıştırılır.

Bugün ülkemize ilişkin endişelerimizin yanı sıra uluslararası camiada bir gönül güçlenmesi aldık. Avrupa Sosyalist Partisinden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na fezlekeye karşı destek geldi. Ve AKP yargısını kınadıklarını ilan ettiler. Avrupa’daki sosyal demokrat ve sosyalist partilerin çatı partisi olan PES, o İngilizcesinin kısaltması da Türkçe açılımı Avrupa Sosyalist Partisi. PES adına yapılan açıklamada hakkında fezleke düzenlenen Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun siyasi amaçlı bu saldırı sürecinde destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz dendi. PES Başkanı Sergei Stanishev CHP ve Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırıyı siyasi amaçlı saldırı diye değerlendirdi. Bu çok önemlidir. Çünkü Genel Başkan hakkında fezleke hazırlanmasını demokrasiyle ve hukuk devletiyle bağdaştıramıyorlar.

PES’in Başkanı Stanishev şöyle diyor; tam açıklamasını okuyorum. Avrupa Sosyalist Partisi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı sürdürülen siyasi amaçlı yargı işlemlerini kınar. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na karşı alınan karar kabul edilemez ve Türkiye’deki yargının bağımsızlığı konusunda endişeleri arttırmaktadır. Tarafsız olması gereken temel devlet kurumlarının kararlarının arkasındaki siyasi amaçlarla bir kez daha karşılaşmış olmaktan üzüntü duyuyorum.

PES siyasi hedefleri olan yasal işlemleri kınar. CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu bu siyasi amaçlı saldırı sürecinde destekler.

PES Sayın Kılıçdaroğlu’nu Türkiye’de yargı alanında gerekli reformların yapılması ve evrensel özgürlükleri için sürdüğü mücadelesinde desteklemeye devam edecektir.

Biz Avrupa’daki ortak düşünceler taşıdığımız dostlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu dayanışma böyle günlerde son derece önemli, değerli.

Üçüncü olarak elbette bugün çok önemli bir gün. Ulusal bir sorunumuz çerçevesinde haksız yere suçlandığımız bir gün. Fransa’da senato Türkiye’yi Ermeni soykırımıyla suçlama yasasını çıkarma hazırlıklarını sürdürüyor. Bugün senatoda görüşmeler var. Bu ulusal bir sorun. Bu ulusal sorunda hepimizin Türkiye’yi ve dedelerimizi yani namusumuzu ve bugünümüzü geçmişimizle beraber savunma zorunluluğumuz var. Bu süreçte Fransa’nın Türkiye’ye karşı tarihten yönelttiği bu saldırıya hükümetle beraber tüm muhalefet partileri birlikte direnmeliydik. Hükümeti bir kez daha şikayet ediyorum. Böyle bir direniş için kendinden başka hiçbir siyasal, toplumsal gruba ses etmedi. Toplamadı ve birlikte mücadele mekanizmaları kurmadı. Onun yolunu açmadı.

Böyle önemli bir sorunda hala geç değildir. Hükümeti göreve davet ediyoruz ve bu arada elbette Fransa’ya da sözümüz var. Fransız halkına değil. Fransa’nın kendinde değil. Devrimci geçmişiyle hepimizin siyasal bilincimizin oluşturulmasına ışık tutan Fransa’yla hiç değil. Sarkozi’yle ve Fransız siyasi iktidarıyla.

Yaptıkları şeyin güncel varlıklarını sürdürebilmek için başkalarına yönelttikleri geçmişten suçlamalarla kendi varlıklarını sürdürmektir. Bir kere daha söyleyeyim. Güncel siyasal sorunları tarihten çözmeye çalışıyorlar. O inceledikleri tarihte bizim Ermeni soykırımı gibi bir suçumuz yoktur. Hiçbir tarihi olayla da hiç kimse güncel siyasal sorunları çözemez. Bu biri tarihi biri evrensel iki ilkeyi Fransız siyasal iktidarına hatırlatıyoruz.

Bu ağır konular ve daha pek çok konu var. Ama bu üç konu üzerinde özellikle durmalıyız. Bu üç. Konuyu sunmayı kararlaştırdık bugün. Basın açıklamamız bundan ibarettir.

Teşekkür ediyorum. Soru alabilirim.

Soru- Geçtiğimiz hafta parti içi muhalefet Tüzük Kurultayı için imzaları Genel Merkeze göndermişti. Bugün bu imzalar gündeme geldi mi? Tüzük Kurultayı için bir tarih belirlendi mi?

Birgül Ayman GÜLER- Bu istek bir yerlerde ortaya çıktığı günden bu yana bu demokratik bir istektir. CHP bunu duydu ve kaile aldı. Değerlendirmeleri sürekli olarak yapıyoruz ve değerlendirmeyi Sayın Genel Başkanım Kılıçdaroğlu söyledi. Biz Tüzük Kurultay yapacağız. Kurultay şölen sayıyoruz. O şöleni yaşayacağız.

Daha süremiz var biliyorsunuz. Zaten biz seçimli kurultay sürecindeyiz bildiğiniz gibi. Bunun için çok yoruluyoruz. Çok koşuyoruz. 31 Marttan itibaren bizim ilçelerimizin kongreleri başlıyor. Yaz aylarına kadar devam eden bir süreç. Seçimli Kurultay için çalışırken şimdi gündemde Tüzük Kurultayı var.

Tüzük zaten üzerinde uzun süredir gerçekten çalıştığımız bir şey. Şöyle söyleyeyim chpintra.net’te üçüncü taslak var şu anda. Yani daha önce bir ikinci taslak yapılmış, sonra il ve ilçelerden gelen değerlendirmelerle üçüncü taslağa erişilmiş durumda. Üçüncü taslağa ilişkinde bilgiler toparlandı orada.

Tüzük değişiklikleri için ve iyi bir Tüzük için, CHP’yi iktidara taşıyacak güçte bir Tüzük için CHP hazırdır. O yüzden kurultay, ister Tüzük ister seçimli şölendir. Zamanında hepsini yapacağız.

Soru- Ay olarak bir tahmininiz var mı?

Birgül Ayman GÜLER- Hayır. Takvim üzerinde de konuşuluyor. Ama böyle çok çabuk halledilecek bir şey değil. İyi düşünmek lazım.

Soru- Şölen gibi dediniz. Tam da bugün partiye bayraklar asıldı. Parti bir kurultay hazırlığı gibi geldi. O yüzden mi acaba bu bayraklar partiye asıldı? Onu sormak istiyorum. İkinci olarak da Fransız senatosunda eğer bu kanun geçerse Türkiye’den Fransa’ya yönelik tepkiler ile ilgili CHP’nin nasıl bir açıklaması olacak?

Birgül Ayman GÜLER- Fransız halkını ve Fransa’nın devrimci tarihini esirgeyerek bu soykırım suçlaması hadsizliğine karşı Fransa’nın siyasal iktidarına ve bu kararı destekleyenlere karşı çok sistemli bir yaptırımlar manzumesi geliştirilmesi gerekir. Bunu iktisadi yaptırımlar, kültür sanat yaptırımları, eğitim yaptırımları ve benzeri uzun bir liste çıkarmak mümkün. Bunların  üzerinde 21.yüzyıl gerçeklerine ve bizim Fransa’da gördüğümüz hale bakarak sanıyorum karar vermek gerekir.

Şimdi şu yaptırımları uygularız eğer çıkarsa bunları uygulayamayız diye bir şey söyleyemem. Yetkim yok. Çünkü böyle bir listeyi oluşturmadık biz MYK’da. Ama bu kararı kabul etmeyeceğimiz sanıyorum her türlü tartışmadan var listede.

Bugün taksi esnafı ziyaretimize geldi. Şenlikli bir ortam vardı. Onlarla yapılan toplantılar ve aynı zamanda engellilerle ilgili bir başka bir toplantımız vardı. Bugün çok misafirimiz vardı. O taksi esnafının sanıyorum birazda kampanya gibi bir biz buradayız duygusunu harekete geçirebilmek için bina böyle renklenmişti.

Teşekkür ederim”

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın