Son özet haberler – AB ve Türkiye

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türkiye ve KKTC’yi suçlayan Rum Kesimi lideri Hristofyas’a yanıt verdi. Eroğlu, “1974’te EOKA darbe yaptığında 4 bin Rum’u öldürdü. Onun canını da Türk askeri kurtardı” dedi. Hristofyas’ın aksine Kıbrıs müzakerelerinin olumlu ilerlediğini söyleyen Eroğlu, Haziran’a kadar süreci sürdüreceklerini belirterek, “B planından söz edemem. Çözüm olmazsa KKTC ile bugün nasıl varsak, aynen devam ederiz.” dedi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye ile Yunanistan’ın geçmişte orman yangınları sebebiyle birbirine suçlayacak kanıtlara ulaşamadığını belirterek, bunları yeniden hatırlatmanın kötü anıları geri getirmekten başka bir işe yaramayacağını, Türk-Yunan ilişkilerinin bugün 1990’lara göre çok daha iyi durumda olduğunu vurguladı.

Kıbrıs’ta 2012 yılında çözüm sağlanamazsa KKTC baştan aşağı yenilenecek. Hükümet sivil bir yaşam için anayasayı değiştirmeye hazırlanıyor. Polisi İçişleri Bakanlığı’na bağlamak için hazırlıklar başladı.

Beril Dedeoğlu, Star gazetesindeki köşe yazısında AB – Türkiye ilişkilerini değerlendirdi.

Sami Kohen, Milliyet gazetesindeki köşe yazısında Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralacak olmasına ve yaşanan sondaj krizine yer verdi.

Mehmet Ali Birand, Posta gazetesindeki köşe yazısında Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa sebebiyle Türkiye’den Fransa’ya yöneltilen ‘fikir özgürlüğü’ eleştirilerini ve Türkiye’deki fikir özgürlüğünü değerlendirdi.

Cezayir asıllı Fransız işadamı Raşid Nekkaz, Fransa’daki “soykırımı inkar yasası”nın kabul edilmesi halinde hüküm giyecek kişilerin cezalarının ödenmesi için 1 milyon Euro’luk fon oluşturacağını açıkladı.

Kıbrıs vizyonunu anlatmak için davet halinde Türkiye’ye gelmeye hazır olduğunu söyleyen Kıbrıs Rum kesimi lideri Dimitris Hristofyas, ‘Bu ülke ne Yunanistan’a, ne de Türkiye’ye aittir. Anavatanlar bizi rahat bıraksın, çözüme katkı sağlasınlar.’ dedi. Güney Kıbrıs’ın, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini belirten Hristofyas, AB dönem başkanlıkları ve doğalgaz arama faaliyetleri konusunda Ankara’nın takındığı tutumu da eleştirdi. Hristofyas, Kıbrıs görüşmelerinin ise iyi gitmediğini söyledi.

Mehmet Ali Birand, Posta gazetesindeki köşe yazısında Fransa’da meclisten geçen ‘Ermeni soykırımını inkarı suç sayan’ yasanın ve onu izleyen tartışmaların, Fransa’da nasıl yankı bulduğunu aktardı.

Fransız meclisinin ‘Ermeni soykırımını inkara ceza getiren yasa tasarısını’ kabul etmesinden sonra, Ankara’ya çağırılan Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu Fransa’ya dönüyor. Burcoğlu’nun, tasarının senatodan da onay almasını engellemek için girişimlerini yoğunlaştıracağı belirtiliyor.

Star’da Saadet Oruç, 2012’de Türkiye’nin AB sürecinden kopmasını ele alıyor.

Dışişleri Bakanlığı, Fransa’daki Müslüman mezarlarına yönelik saldırılarla ilgili olarak yazılı bir açıklama yayımladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada olayların ciddiyetle takip edilmesi istendi ve ‘AB’nin üzerine inşa edildiği değerlere aykırı davranışların görmezden gelindiği’ öne sürüldü

Fransız Ulusal Meclisi’nde kabul edilen sözde Ermeni soykırımınına yönelik yasa tasarısı sonrası iş dünyası iki ülke arasında bozulan ilişkileri düzeltmek için harekete geçti. Türkiye – Franız Ticaret Derneği Başkanı Zeynep Necipoğlu, bu konuda kararlı şekilde çalışma yürütüleceğini söylerken, Başkan Yardımcısı Yves-Marie Laouenan tasarı sonrası iki ülke ilişkilerinde yaşanan tahribatın rakamla ölçülmesinin söz konusu olamayacağını söyledi.

Dışişleri Bakanlığı, Belçika’da geçtiğimiz hafta çıkan yangında aynı aileden bir Türk vatandaşının ölümü, ikisi çocuk üç vatandaşın ağır yaralanmış olmasından derin üzüntü duyulduğunu belirtti.

Yeni Şafak’ta Fevzi Öztürk 2012’de Türk ekonomisindeki gelişmenin de AB’ye bağlı olduğunu söylüyor.

Milliyet’te Hasan Cemal Türkiye dostu üç Batılının Erdoğan’a yazdığı demokrasi uyarısı metnini ele alıyor.

Yılbaşında AB dönem başkanlığını üstlenecek Danimarka’nın AB Bakanı Nicolai Wammen, donma noktasına gelen AB-Türkiye ilişkilerini yeniden canlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Danimarkalı politikacı, Kıbrıs nedeniyle duran müzakere sürecinde ‘rekabet politikası, kamu alımları ve sosyal politikalar’ başlıklarını açmayı amaçladığını kaydetti.

Türkiye’de tutuklanan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener’in durumu Almanya’da da yakından takip ediliyor. Alman Gazeteciler Birliği ve PEN Almanya Merkezi, Türkiye’de basın özgürlüğü ihlallerini eleştiriyor. PEN Almanya Merkezi’nden ‘Türkiye’de yargılanan ve gözaltındaki gazeteci sayısının dehşet verici olduğu’ açıklaması gelirken Alman Gazeteciler Birliği de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmak istemesi halinde gazetecilerin özgür ve bağımsız çalışması gerektiği uyarısı geldi.

Semih İdiz, Milliyet gazetesindeki köşe yazısında İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in PKK ve KCK hakkındaki açıklamalarını ifade özgürlüğü ve dış politikada yansıma açısından değerlendirdi.

Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle, hapisteki gazetecilerle ilgili bir soru önergesini yanıtlarken, Türkiye’de mevzuatın ifade özgürlüğünü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi doğrultusunda yeterince teminat altına almadığını, yargıçların kısıtlayıcı bir anlayışla yorum yapmalarına olanak tanıdığını belirterek, Türkiye’yi yasalarında ve yargı sürecinde reform yapmaya çağırdıklarını bildirdi.

Eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın, Tansu Çiller başbakanlığı dönemi ile ilgili yer alan açıklamaları için ‘Yalnış anlaşıldı ve çarpıtıldı’ demesi, Atina’daki ‘Ormanlarımızı Türk ajanlar yakıyordu’ tartışmalarını dindirmedi. Yunan yetkililer, orman yangınları iddiasıyla çifte nota verip, bilgi verilmesi için Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği ve Yunanistan’ın Ankara Büyükelçiliği nezdinde girişimde bulundu. AP’nin Yunan üyesi Nikos Huntis de soru önergesinde bulundu. Ankara, bu girişimlere “Yılmaz’ın düzeltmesini dikkate alın” karşılığını verdi.

Erdal Şafak, Sabah gazetesindeki köşe yazısında Fransa’daki soykırım yasasına tepki olarak internet ortamında gerçekleşen girişimleri değerlendirdi.

Sami Kohen, Milliyet gazetesindeki köşe yazısında Fransa ile yaşanan ‘soykırım’ gerilimindeki yaklaşımları değerlendirdi.

Fransız Meclisi’nin kabul ettiği, Ermeni soykırımını inkar edenlere hapis cezası öngören yasa tasarısıyla ilgili iktidar partisinden farklı sesler çıkıyor.

Türkiye’nin, açık şekilde taraf olduğu için Fransa’nın, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu eş başkanlığından ayrılması istemine Bakü yönetimi olumlu yaklaşmadı. Bakü’nün Karabağ özel temsilcisi Araz Azimov, Minsk Grubu’nun formatının değiştirilmesi için bir neden ve gerekçe görmediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, Cuma günü yaptığı açıklamada Fransa’nın Minsk Grubu’ndan çekilmesi gerektiğini söylemişti.

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın “Yunanistan’a orman yangını misillemesi yapılması için örtülü ödenekten kaynak ayrıldı” iddiasına Yunan siyasi partileri sert tepki gösterdi. Türkiye’den orman kundaklamaları sebebiyle oluşan zararı ödemesini isteyen siyasi partiler, Avrupa Birliği’ni göreve de davet etti.

4.Büyükelçiler Konferansı’nda konuşan AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB üyeliği perspektifi olmadan Türk diplomasisinin hedefine ulaşamayacağını belirtti. AB’nin krize rağmen, refah seviyesinin en yüksek yaşandığı coğrafya olduğunu vurgulayan Bağış, “O yüzden reform sürecine sahip çıkarak, AB perspektifimizi korutarak, AB sürecinin Türkiye için milli bir mesele ve devlet politikası olduğunu unutmadan çalışmalarımızı devam ettireceğiz.” dedi.

Avrupa Komisyonu’ndan üst düzey bir bürokratın, “Eğer Fransa’da soykırım tasarısı yasalaşırsa soykırımın üyelik kriteri olmasının gündeme getirilme olasılığı ortaya çıkabilir” ifadesinde bulunduğu bildirildi. Habere göre bürokrat, Türkiye’nin AB’ye üyeliğine karşı açıklamaların reform sürecine olumsuz etkisi bulunduğunu, ancak Ankara’nın AB reformlarını hayata geçirme konusunda isteksiz olduğunu söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 90’ıncı yıl dönümü törenlerinde, Fransa ve AB’ye yüklendi.

Semih İdiz, Milliyet gazetesindeki köşe yazısında son olarak soykırımı inkar yasasıyla alevlenen Türkiye – Fransa çekişmesini değerlendirdi.

Hollanda’nın üçüncü en büyük siyasi gücü Özgürlük Partisi, NATO üyesi iki ülke olan İsrail ve Fransa ile ilişkileri koparan Türkiye’nin NATO üyeliğinin devam etmesine karşı çıktı.

Fransa Meclisi’nden geçen soykırımı inkara ceza yasasıyla Fransa’nın tarafsızlığını kaybettiğini belirten Türkiye, bu ülkenin Minsk Grubu’ndan derhal çekilmesi için AGİT nezdinde girişim başlattı. Fransa’nın 3 eşbaşkandan biri olduğu Minsk Grubu, Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali üzerine bu ülkeyle Azerbaycan arasındaki ihtilafı çözmek üzere kurulmuştu.

Soykırım iddialarıyla ilgili tasarı nedeniyle Türkiye’ye dönen Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, “Fransa’da Erdoğan’ın açıklamaları birinci haber. Kuzey Afrika kökenli Fransızlar da telefonları kilitleyecek kadar bize destek verdiler” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ‘soykırımı inkar yasası’ hakkındaki görüşlere karşılıklı saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Fransa’da kabul edilen soykırım iddialarıyla ilgili tasarıya Türkiye’nin verdiği tepkinin haklı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin telefona çıkmamasını da eleştirdi. Gül, “Savaşta bile cumhurbaşkanları birbirleriyle konuşurlar” dedi. Gül, Fransa’nın, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki sorunların çözümü için oluşturulan Minsk Grubu eşbaşkanlığından da çekilmesi gerektiğini kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ‘Müslüman Toplumlarda Değişim ve Kadının Rolü Konferansı’nda yaptığı konuşmada ‘Cezayir’de Fransızlıların yaptığı soykırımdı. Sarkozy bu soykrımı bilmiyorsa, gitsin babasına sorsun, babası o yıllarda Fransız Lejyonu’nda askerdi.’ dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Fransa Meclisi’nin halkına nasıl düşünmesi gerektiğini dikte ettiğini belirterek, ‘Bundan sonra her yerde sesimizi yükselteceğiz, yasak olduğu yerlerde kalkıp ‘biz bu soykırımı tanımıyoruz’ diyeceğiz.’ dedi. Fransa Senatosu’nu bir sınavın beklediğini kaydeden Davutoğlu, ‘Bundan sonra şu ülkeyi kaybedersek ne olur diye düşünmeyeceğiz. Bundan sonra onlar Türkiye’yi kaybedersek ne olur diye düşünecek. Artık bize tercih empoze etme dönemi bitti.’ dedi.

Kendisi de Fransız vatandaşı olan Türkiye – AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre, ‘Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını’ öngören yasanın Fransa Meclisi’nden geçmesini ‘iğrenç bir karar’ olarak değerlendirdi. Flautre, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşme konusunda adım atma aşamasında olduğunu, ancak bu yasanın böyle bir gelişmeyi zorlandıracağını kaydederek, Sarkozy ve hükümetinin ‘insanların acılarını seçilmek için kullandığını’ söyledi.

www.euractiv.com.tr

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın