Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Yetkili Müdürü Joel Simon Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Türkiye’de Ba sın Özgürlüğü ve Tutuklu Gazeteciler Hakkında Bir Mektup Gönderdi

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) 29 kadar gazetecinin Salı günkü baskınlarda gözaltına alınmasının ardından Türkiye’de medyaya yönelik baskılara dikkati çekmek ve Türk demokrasisine verilen ağır zararları kınamak için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir metup gönderdi. Türkiye’ye dünyanın en kötü basın hakları ihlalcilerinden biri olma şöhretini kazandığının da belirtildiği mektupta önemli verilere yer verildi.

CPJ Yetkili Müdürü Joel Simon imzasını taşıyan mektup AB Komiseri Stefan Füle’nin de aralarında bulunduğu önde gelen AB yetkililerine de bilgileri için gönderildi. Mektupta Joel Simon ayrıca şunları söyledi: “Hükumetinizin gazetecileri ve profesyonel medya çalışanlarını kanuni esaslar dışında kitle halinde hapsetmeye yönelik sicili, ülkenizin yükselen bir demokratik güç olarak itibarına büyük zarar veriyor. Türkiye’de gazetecilere karşı binlerce ceza davası açılmış olması gerçeği de bu tehlikeyi artırmakta.”

Mektubun Türkçe tam metni:

22 Aralık 2011

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
Ceyhun Atıf Kansu Caddesi No:122
Balgat
Ankara, Turkey

Faks ile: +90 312 473 64 55

Sayın Başbakan Erdoğan,

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) bu mektubu 29 kadar gazetecinin Salı günkü baskınlarda gözaltına alınmasını olduğu kadar, medyaya süregelen baskıların Türkiye’ye dünyanın en kötü basın hakları ihlalcilerinden biri olma şöhretini kazandırmasını ve Türkiye demokrasisinin sağlamlaşmasına verdiği ölümcül zararı kınamak için yazıyor.

Resmi medyaya göre, polis, İstanbul’dan Diyarbakır’a, Ankara’dan İzmir’e dek uzanan koordine baskınlarla 40 kişiyi tutukladı. Yapılan haberler bakılırsa, tam sayı net olmasa da, bunların çoğunluğu gazetecilerden oluşuyor. CPJ şu ana dek 29 gazeteciyi isimleri ve mesleki bağlantılarıyla tanımladı ve kalan 11 kişiyi incelemeyi sürdürüyor. Hükumetiniz, operasyonun Kürdistan Topluluklar Birliği’nin (KCK) “basın ve propaganda” kolunu hedef aldığını iddia ediyor ancak bu savı destekleyici bir delil sunmuyor. Yetkili çevreler KCK’nın yasadışı Kürdistan İşçi Partisi’nin “şehir yapılanması” olduğunu savunuyorlar; bu Türkiye’de geniş çaplı tartışılan bir iddia.

Bizi bundan da çok rahatsız eden şey ise, Türk medyasından bazı kişilerin kısa süre önce yayınlanan bir CPJ raporunun sekiz Türkiye vatandaşı gazetecinin mesleklerinden dolayı hapiste olduğunu doğruladığını öne sürmelerinin hükumetinizi harekete geçmeye teşvik etmiş olma olasılığı. Dünya gazetesinin haberine göre, adalet bakanınız 8 Aralık günü meclis kürsüsünde CPJ bulgularını kaynak göstererek açıklamalarda bulundu.

Sayın Başbakan, hükumetinizin CPJ’in sekiz gazetecinin mesleklerinden dolayı hapiste oldukları kararına varmış olmasından dolayı herhangi bir şekilde teselli bulması ters olur. Burma’nın gerisinde ve Etiyopya’nın ilerisinde olan bu sayı, Türkiye’yi kesinlikle dünyanın en baskıcı ülkelerinin arasına katıyor ve hükumetinizin demokrasi ile hukukun egemenliğine dair taahhütlerine büyük ölçüde gölge düşürüyor. Sekiz gazetecinin hapsedildiğine dair listemiz sicilinizde kara bir leke ve bir utanç kaynağı olarak görülmeli.

Bunun da ötesinde, o minimum sayı. CPJ’in araştırmacıları, 1 Aralık itibariyle 64 kişi oldukları tahmin edilen, ülkenizdeki hapsedilmiş gazetecilerin her birine dair hapsedilme nedenlerini belirlemeye yönelik sistematik araştırmalar yaptılar. Sekiz davada iddiaların gazetecilikle ilgisini kesin olarak belirlememiş olmakla beraber, yaygın kanuni prosedür ihlallerinden hapsedilen her gazetecinin içinde bulunduğu durumu kınıyoruz. CPJ’in araştırdığı pek çok davada yargısal süreç şeffaf değildi ve iddialar ispatlanmamıştı.

Araştırmamız sürüyor ve 2012 dahilinde öne çıkan davaları daha yakından incelemek üzere Türkiye’ye bir heyet göndermek niyetindeyiz. Hükumetinizin CPJ heyetiyle işbirliği yaparak kanunların şeffaf uygulanışına bağlılığını göstereceğini umut ediyoruz. Adalet bakanınıza tutuklamaların çokluğuna dair bilgi istemek için 25 Temmuz tarihinde gönderdiğimiz mektuba cevap alamadığımızı derin üzüntülerimizle not düşeriz.

Sayın Başbakan, sizi bir Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi imzacısı olan Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerine, özellikle de gazetecilere karşı gizli delillerin kullanılmasını dizginleyerek, saygı göstermesini sağlamanız yönünde teşvik ediyoruz. Hükumetinizin gazetecileri ve profesyonel medya çalışanlarını kanuni esaslar dışında kitle halinde hapsetmeye yönelik sicili, ülkenizin yükselen bir demokratik güç olarak itibarına büyük zarar veriyor. Türkiye’de gazetecilere karşı binlerce ceza davası açılmış olması gerçeği de bu tehlikeyi artırmakta.

Sizi bu sicili düzetmeye, hükumetinizin çabalarını yasal sürecin şeffaf ve açık şekilde işlemesine adamaya ve Türkiye’de hiçbir gazetecinin muhalif görüşler ifade etmekten dolayı asla hapsedilmeyeceğini güvence altına almaya teşvik ediyoruz.

Saygılarımla,

Joel Simon

Yetkili Müdür

Diğer alıcılar:

Sadullah Ergin, Türkiye Adalet Bakanı

Catherine Ashton, Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi

Stefan Füle, Avrupa Komisyonu Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Komiseri

Hélène Flautre, Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı

Thomas Hammarberg, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın