AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi ve Başkan Yardımcısı Catherine Ashton tarafından Ermenistan ziyareti sonunda Dışişleri Bakanı Edward Nalbandian ile yaptığı toplantı sonrasında açıklama – 18.11.2011

AVRUPA BİRLİĞİ Brüksel,
17 Kasım 2011

Sayın Bakan, öncelikle müsaadenizle sizinle, Başbakanınızla ve Cumhurbaşkanınızla burada, Erivan’da görüşmekten duyduğum büyük memnuniyeti dile getirmek istiyorum. Sizinle Brüksel’de ve tabiî ki dünyanın muhtelif yerlerinde çeşitli seferler görüştük, ancak ilk defa burada görüşme imkanına sahip oluyoruz. Bu gerçekten harika bir durum ve kesinlikle buraya yaptığım son ziyaret olmayacak. Sizin gibi ben de Avrupa Birliği ve Ermenistan arasındaki ikili ilişkilerin güçlenmesinden duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Önceden size aktardığım üzere, bu ilişkiyi güçlendirme yönünde büyük mesafe kat ettiğimize inanıyorum, sizin de doğru bir şekilde ifade ettiğiniz üzere ilişkimiz paylaştığımız değerlere dayanmaktadır, bu değerler bu ülke halkına, demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne destekten oluşmaktadır. Sizinle birlikte bölgeyi, sizin karşılaştığınız bazı zorlukları, bölgenin ekonomik ve siyasi açıdan gelişmesi ihtiyacını ve bu yöndeki çabaları ve elbette ki Avrupa Birliği ile olan ilişkilerin güçlendirilmesini görüşme imkânına sahip olduk. Avrupa Birliği ilişkilerimizin daha da güçlendiğini görme arzusundadır. Dünyadaki bütün ülkelerin ekonomik sorunlarla boğuştuğu bu ortamda dahi Avrupa taahhütlerini yerine getirme ve mevcut güçlü ilişkilerimizi koruma isteğindedir. Dolayısıyla artık birlikte neler yapabileceğimize bakacağız. Bu ilişki yalnızca parayla ilgili değil beraber çalışabileceğimiz bir tür işbirliği ile ilgilidir. Örneğin serbest ticaret anlaşmasıyla, ticari faaliyetlerimizde karşılıklı işbirliği için sunduğumuz imkanlar olacaktır. Bu ciddi bir fark yaratacaktır. Küçük ölçekli ticaretin gelişmesi, ihracat yapması ve buna benzer çeşitli imkanlar sunacaktır. Dün akşam Cumhurbaşkanınız bana yeni teknoloji alanında 350 firmanın 5000 kişiye istihdam sağladığından bahsetti. Ne kadar çok imkan sunarsak, örneğin tarım pazarlarınızda, ekonomi o kadar çok büyür, ve bu ülke de Dış İşleri Bakanınız ve hükümetin istediği şekilde o kadar çok kalkınır. Ayrıca, görüşmelerimiz sırasında uluslararası gündemi de ele aldık. Ermenistan’ın uluslararası ilişkiler alanında gelişmekte ve büyümekte olduğu ve bu alanda oynadığı rolün farkında olarak birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu belirttik. Bu husus, ekonomilerimizi desteklemek üzere nelerin yapılabileceği konusunu değerlendirdiğimiz ikili ilişkilerimiz ve serbest ticaret anlaşmasına doğru kaydedilen ilerlemeler yoluyla da sıklıkla ifade bulmaktadır. Sanıyorum ki bu çabalar önümüzdeki aylarda meyvesini verecektir.

Son olarak vize konusuna değinmek istiyorum: Sayın Bakana ve Başbakana da ifade ettiğim üzere, vize ve ticaret konularında ilerleme kaydedilmesi için geçmesi gereken süreç, ilk başlarda oldukça yavaş ilerleyen bir süreçtir. Bunun sebebi ise çözüm bekleyen birçok teknik konunun ele alınmasına duyulan ihtiyaçtır. Deneyimlerimiz göstermiştir ki bu konular genellikle de sürecin en uzun ve en zor aşamalarını teşkil etmektedir. Tüm teknik çalışmalar tamamlandığında, müzakereler çok daha hızla ilerlemeye başlar. Bu nedenle, bu süreci bir gecikmeymiş gibi değil de her şeyin olması gerektiği gibi hazırlanmasını sağlama süreci olarak görmelisiniz. Bununla birlikte, her iki tarafın teknik ekipleri çalışmalarını en iyi şekilde yapmalıdırlar; çünkü çalışmaların olması gerektiği şekilde ve eksiksiz olarak yapılması, hem sizin halkınız hem de Avrupa halkı için önem taşımaktadır. Şu anda geldiğimiz aşamada, kısa bir süre içinde ciddi bir ilerleme kaydedebileceğimiz kanaatini taşıyorum; ancak öncelikle teknik uzmanların çalışmalarını tamamlaması gerekiyor.

Bu münasebetle, Sayın Bakan, göstermiş olduğunuz konukseverlik dolayısıyla size teşekkür etmek isterim. Burada bulunmanın ne kadar memnuniyet verici olduğunu ve aramızdaki işbirliğinin gücünü ne kadar takdir ettiğimizi de sözlerime eklemek isterim.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile katıldığı basın toplantısında Yüksek Temsilci Catherine Ashton tarafından yapılan açıklama

AVRUPA BİRLİĞİ
Brüksel, 17 Kasım 2011

AB-Rusya Daimi Ortaklık Konseyinin 8. toplantısının ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile katıldığı basın toplantısında Yüksek Temsilci Catherine Ashton tarafından yapılan açıklama

Sayın Dışişleri Bakanı Lavrov, öncelikle bugün göstermiş olduğunu konukseverlik dolayısıyla size teşekkür etmek isterim. Moskova’da bulunmak, her zamanki gibi, büyük bir zevk… Sizinle dünyanın farklı birçok yerinde bir araya geliyor ve birçok farklı konuda birlikte çalışıyoruz. Bunun yanında bir araya gelerek, her iki tarafı ilgilendiren uluslararası konuların yanı sıra, ikili hususları da ele alabilmek ise ayrı bir zevk…

İzninizle, ilk olarak, Rusya’nın DTÖ üyeliğini büyük bir heyecanla beklediğimi ifade etmek isterim. AB’nin Ticaretten sorumlu Komisyon Üyesi olarak görev yapma bahtiyarlığı bana tanındığında bu konu, üzerinde şahsen çalıştığım konulardan biri idi. Şimdi hedefe ulaşıldığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu adımın hem Rusya’ya hem de AB’ye fayda sağlayacağını düşünüyorum. Bu üyeliğin, özellikle de [her iki
tarafın] ticari faaliyetlerini destekleyecek mahiyette, daha derin bir iktisadi çerçeve geliştirilmesi açısından gerçek bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu bağlamda bu amaca ulaşılması doğrultusunda yapmış oldukları çalışmalar dolayısıyla ekibinizi ve sizi kutlarım. Artık bu amaçların somutlaşmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Sayın Lavrov, sizin de ifade etmiş olduğunuz üzere, görüşmemiz sırasında birçok konuyu ele alma fırsatımız oldu. Aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum; ancak, bunların içinde, benim de vurgulamak istediğim bir ilki husus var:

Vize konusunun Rusya halkı için taşıdığı önemi biliyorum. Bu konuda kaydedilmekte olan ilerlemeden büyük bir memnuniyet duyuyorum. Tüm teknik konuların ele alındığı ilk aşamalar, bu sürecin en uzun vakit alan kısmını teşkil eder. Siz ve ben, bu teknik adımların eksiksiz bir şekilde atıldığını teminen birlikte çalışıyoruz. Zirve toplantısı ve bu toplantının ardından ciddi bir ilerleme kaydedildiğini göreceğimizi umut ediyorum.

Enerji paketi konusunda sanıyorum mümkün olduğunca etkin bir işbirliğinde bulunmamız önemli. Trans-hazar boru hattı söz konusu olduğunda, haklı olarak ekolojik ve çevresel konuların son derece titiz bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladınız. Biz de kesinlikle bunu dikkate alacağız. Sanıyorum Avrupalıların vatandaşlarına en iyisini sunabilmek için enerji temin yollarını ve türlerini çeşitlendirme ihtiyacını anlıyorsunuz. Sizin gibi ben de Modernleşme Ortaklığı’nın son derece iyi geçtiğini düşünüyorum. Bu Stockholm’deki Zirve sırasında Başkan Barroso ve Başkan Medvedev arasında görüşülmüştü, o günden beri görevlilerimizin çok sayıda projenin gerçekleştirilmesini temin etmek üzere beraber çalışmalarından büyük memnuniyet duyuyorum. Toplumun her kesiminin menfaatine olacak bu sürecin işlemesi son derece memnuniyet verici. Kriz yönetimi konusunda haklı olarak iki hususu gündeme getirdiniz. Başlangıçta belirttiğim üzere, dünya çapında pek çok konuda işbirliğinde bulunuyoruz. Somali açıklarında korsanlarla mücadele çabalarımızı görüşüyoruz. Orta Doğu Barış Sürecini destekleme, İran’la çalışarak nükleer silah temini konusunu geride bırakma ve bu acil meseleleri çözme konularında işbirliğinde bulunuyoruz. Ancak aynı zamanda doğal afetler yoluyla bazen bizi coğrafi açıdan etkileyen durumlar da oluyor. Bu sebepten dolayı, birlikte çalışma yönünde ne kadar çok şey başarabilirsek o kadar iyi olacaktır – bu gerek AB insanı gerek Rusya halkı olsun, herkesin yüksek menfaatinedir. Dış işlerine ilişkin konulara, özellikle İran’a gelince; E3-3 adına İran’la müzakerelere en son başkanlık ettiğim İstanbul görüşmelerini tamamladığımızda İran’ın bizlerle birlikte ileriye dönük nasıl adımlar atabileceğine ve nükleer silah gündeminden sivil bir nükleer programa dönmek konusundaki samimiyetini IAEA’ya nasıl gösterebileceğine dair masaya bir takım fikirler koymuştuk.İstanbul’daki görüşmemizin sonunda Dr. Celili’ye fikirlerimizi masaya koyduğumuzu ve onların da fikirlerini masaya koymalarını beklediğimizi söylemiştim, halen de bekliyoruz. Sn. Lavrov’un da belirttiği üzere hepimizin adına bir mektup yazarak sözünü ettiğimiz fikirlerin halen masada olduğunu belittim ve bizlerle gelip konuşmaları ve fikirlerini paylaşmaları çağrısında bulundum. Diyaloğun, İran halkının ve bölge ve daha geniş bir coğrafyanın emniyeti ve güvenliği adına hepimizin istediği sonuca ulaşmak için diyaloğun en iyi yol olduğuna inanıyorum. Ayrıca İranlıların üstlenmiş olduğu bir takım yükümlülükler bulunmaktadır, dolayısıyla bu yükümlülükleri de yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak üzere baskı yapmak da uluslararası toplumun görevidir. Bunu başarabilmek için Bakan Lavrov ile olduğu gibi diğer ülkelerle de yakın şekilde çalışmaya devam edeceğim.Viyana’da varılan kararlardan da anlaşıldığı üzere bu konuda sergilediğimiz dayanışma ve işbirliğinden büyük memnuniyet duymaktayım.

Suriye ile ilgili olarak; artık daha fazla devam etmemesi gerektiğini düşündüğüm mevcut durum nedeniyle üç bin beş yüz kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alındı ve binlercesi de yaralandı. Arap Ligi bir süre önce kendi pozisyonlarını net bir şekilde ortaya koydu ve Ürdün Kralı Abdullah da birçoklarının söylediği bir şeyi yineledi: Artık Başkan Esad’ın görevini bırakma zamanı gelmiştir. Suriye’nin geleceği artık, şiddetin sona erdirilmesi, halkın taleplerinin dinlenmesi ve ileriye dönük adım atılması için Suriye’ye uygulamakta olduğumuz baskının devam ettirilebilmesine bağlıdır. Umarım önümüzdeki günlerde bu yönde önemli bir ilerleme kaydedildiğini görürüz. Sözlerime, başladığım gibi son vermek isterim. Sadece yürütmekte olduğumuz siyasi çalışmalar anlamında değil ekonomik anlamda daha önemli işlerin yapıldığını ve geleceğe dönük beraber adım attığımızı görmek isteyen vatandaşlarımıza sağladığı destek bakımından da işbirliğimiz büyük öneme haizdir.

AB Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Catherine Ashton’ın Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Devlet Başkanı Saakashvili ile birlikte basına yaptığı açıklama

AVRUPA BİRLİĞİ
17 Kasım 2011

Sayın Devlet Başkanı,

Sizinle bir kez daha bir araya gelmek büyük bir zevk…

Sözlerime ticaret konularıyla başlamak istiyorum; çünkü sizlerin de tahmin ettiği üzere bu konu, hem Gürcistan halkı hem de AB vatandaşları açısından büyük bir önem taşımaktadır. Dana önce Ticaretten sorumlu Komisyon Üyesi olarak görev yapmış olmam münasebetiyle, bu konuda kaydedilen büyük ilerlemeyi görmekten dolayı memnuniyet duyduğumu sözlerime eklemek isterim. Beklentimiz, önümüzdeki birkaç hafta içerisinde, müzakerelerin başladığını sizlere duyurabilmektir. Yoğun çabalar harcadığınız bu konunun gerçekleşecek olmasını görmekten dolayı da çok memnunuz…

Sayın Devlet Başkanı, ticaret konusundan bahsederken Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılımı konusundaki müzakerelerde sergilemiş olduğunuz duruş münasebetiyle, hem sizi hem de Gürcistan halkını takdir ettiğimi ifade etmek isterim. Bu konuda yoğun çaba sarf ettiniz ve izlediğiniz yol dolayısıyla sizi tebrik ederim. Rusya’yı DTÖ’nün bir parçası olarak görebilmek, sanıyorum ki hem sizin hem de Avrupa Birliği’nin perspektifinden bakıldığında, ticaret ilişkilerimizin geliştirilmesi yönünde yaratacağı fırsatlar bağlamında, hepimiz açısından olumlu bir netice yaratacaktır.

Açıklamanız sırasında tabii olarak vize konusuna da değindiniz. Bu kapsamda, birlikte daha etkin bir şekilde çalışabilmemiz amacıyla öğrenciler ve işadamları için erişimin kolaylaştırılması yönünde yaptığımız çalışmaların değerine de işaret ettiniz. Bugün yine bir ilerlemenin kaydedildiğini öğrenmekten dolayı mutluluk duyuyorum. İlkbaharda, umut ediyorum ki teknik görüşmeler nihayet sona erecek. Yine aynı şekilde önümüzdeki birkaç ay içinde bu konuda da ciddi ilerlemelerin kaydedildiğine şahit olacağız.

Konunun sorumlusu olan Komisyon üyesinin bunları görmekten özellikle memnun olduğunu biliyorum. İşte bu nedenle ilişkilerimizde önem taşıyan konular bağlamında olumlu neticelere ulaşıyor olduğumuz ve ileriye doğru adımlar attığımız çok güzel bir dönemde sizinle bir araya geldiğimizi söylemek istiyorum.

Bununla birlikte her zaman olduğu üzere, bölgede beraber yürüttüğümüz işbirliğinin yanı sıra sadece komşuluk bölgemizi veya bölgeyi etkileyen konuları değil; aynı zamanda, dünyanın farklı köşelerinde meydana gelen olayları da ele alma fırsatımız oldu. Bu konular üzerinde bugün hem sizinle hem de Sayın Dışişleri Bakanıyla görüşmelerde bulunma fırsatını yakaladığım için de çok mutluyum.

Sözlerime başlarken de söylediğim gibi, Sayın Devlet Başkanı, burada bulunmak benim için büyük bir zevk…

[cm_simple_form id=2]
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın